Güneşli bir sabah, yeşil çayırların en yumuşak köşesinde minik koyun Pamuk uyanmış. Pamuk’un bembeyaz ve kabarık yünl...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Zebra Zeki ve Çizgili Bulutlar


Güneşli bir sabahtı. Minik zebra Zeki, renkli çiçeklerle bezeli geniş savanda neşeyle koşturuyordu. Zeki’nin en sevdiği şey, etrafındaki harika renkleri ve şekilleri keşfetmekti. Siyah beyaz çizgileri güneşin altında parlıyordu.


Zeki yorulunca yumuşacık çimenlerin üzerine uzandı. Başını yukarı kaldırdı ve masmavi gökyüzünü izlemeye başladı. Gökyüzü, dev bir oyun alanı gibiydi ve bembeyaz bulutlar yavaşça süzülüyordu.


“Aman Allah'ım!” diye bağırdı Zeki. “Şu buluta bakın, tıpkı kocaman bir fil gibi!” Gerçekten de yukarıdaki bulutun uzun bir hortumu ve devasa kulakları vardı. Zeki heyecanla patisini buluta doğru uzattı.


Rüzgar hafifçe esti ve bulutun şekli değişmeye başladı. Zeki gülümseyerek, “Şimdi de uzun kulaklı bir tavşana dönüştü!” dedi. Zeki, tavşan bulutun peşinden zıplıyormuş gibi olduğu yerde hopladı.


O sırada Zeki'nin yanına en yakın arkadaşı Zürafa Zuzu geldi. Zuzu'nun boynu o kadar uzundu ki, sanki bulutlara dokunabilecekmiş gibi görünüyordu. “Selam Zeki, neye bakıyorsun?” diye sordu Zuzu.


Zeki, “Gökyüzündeki harika şekilleri izliyorum Zuzu!” dedi. Zuzu başını gökyüzüne doğru iyice kaldırdı. Gözlerini kocaman açarak yukarıdaki beyaz pamuk yığınlarına dikkatle baktı.


Zuzu neşeyle, “Ben orada bir fil ya da tavşan görmüyorum Zeki,” dedi. “Benim gördüğüm şey, yaprakları rüzgarda sallanan kocaman, harika bir çiçek!” Zuzu buluta bakarken sanki kokusunu alıyormuş gibi burnunu çekti.


Derken, bir ağaç dalından aşağıya doğru Maymun Momo sarktı. Momo her zaman enerjik ve biraz da açtı. “Hey arkadaşlar, yukarıda neler oluyor? Eğlenceli bir şey mi var?” diye sordu.


Momo da kafasını kaldırıp Zeki ve Zuzu'nun baktığı yöne baktı. Elini alnına siper ederek bulutları iyice inceledi. “Çiçek mi? Tavşan mı? Siz neler söylüyorsunuz böyle?” dedi gülerek.


Momo heyecanla zıpladı. “Bu kesinlikle devasa, sapsarı ve çok lezzetli bir muz! Bakar mısınız, ne kadar da kıvrımlı ve iştah açıcı duruyor!” Momo hayali bir muzu yiyormuş gibi yaptı.


Zeki, Zuzu ve Momo aynı buluta tekrar baktılar. Zeki bir fil görüyordu, Zuzu bir çiçek görüyordu, Momo ise bir muz görüyordu. Zeki, “Hepimiz aynı şeye bakıyoruz ama farklı şeyler görüyoruz,” dedi.


Hep birlikte gülmeye başladılar. Dünyanın bu yüzden çok eğlenceli olduğunu anladılar. Herkesin bakış açısı farklıydı ve bu, gökyüzünü daha da renkli kılıyordu. O gün savanda dostluk ve hayal gücü hiç eksik olmadı.








