Bir zamanlar, yumuşacık iğneleri olan, meraklı mı meraklı bir kirpi yaşarmış. Adı Pofuduk’muş. Pofuduk, ormanın her k...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Tilki Turuncu ve Gökkuşağı Bahçesi


Minik tilki Turuncu, ormanda dolaşmayı çok severdi. Bir sabah yağmurdan sonra yürürken çiçeklerin arasında rengarenk bir gökkuşağı gördü. “Vay canına! Bu gökkuşağı nereye gidiyor acaba?” diye merak etti.


Turuncu gökkuşağının ucunu takip ederek küçük bir açıklığa ulaştı. Burada birbirinden güzel çiçeklerle dolu gizli bir bahçe vardı. “Burası ormanın en renkli yeri!” diye sevinçle zıpladı.


Bahçede küçük tavşan Pıtırcık ile karşılaştı. Pıtırcık çiçeklere su vermeye çalışıyordu. Fakat sulama kabı o kadar büyüktü ki her adımda biraz suyu üzerine döküyordu.


Turuncu ve Pıtırcık birlikte gülmeye başladılar. “Bu kabı birlikte taşırsak daha kolay olur,” dedi Turuncu. İki arkadaş kabı dikkatlice kaldırıp çiçeklerin yanına götürdüler.


Tam o sırada arılar vızıldayarak bahçeye geldi. Arıların peşinden minik kelebekler de uçuştu. Bahçe bir anda rengarenk kanatlarla doldu.


Arkadaşlar bahçedeki çiçeklerin bazılarını susamış, bazılarını ise çok ıslak gördüler. “Çiçeklerin de dengeli suya ihtiyacı var,” dedi Turuncu. Birlikte küçük bir sulama planı yaptılar.


Her çiçeğe ihtiyacı kadar su verdiler. Pıtırcık sulama kabını taşırken Turuncu çiçekleri kontrol etti. İşleri paylaşmak her şeyi daha kolay hale getirmişti.


Öğleden sonra güneş yeniden açtı. Gökkuşağı tekrar gökyüzünde belirdi. Bahçedeki su damlaları gökkuşağının renklerini yansıtıyordu.


Turuncu, “Kırmızı çiçekler, sarı çiçekler, mor çiçekler... Hepsi birlikte ne kadar güzel!” dedi. Pıtırcık da, “Çünkü her biri farklı!” diye cevap verdi.


İki arkadaş bahçeye küçük bir taş yol yaptılar. Yoldaki taşları renklerine göre dizerek eğlenceli bir oyun oynadılar.


Akşam yaklaşınca bahçe kelebeklerin ve arıların uğultusuyla sakinleşti. Turuncu, gün boyunca öğrendiklerini düşündü. Birlikte çalışınca küçük bir bahçenin bile kocaman bir mutluluğa dönüşebileceğini anladı.


Turuncu evine dönerken gökyüzündeki gökkuşağına son kez baktı. “Yarın yine görüşürüz, renkli bahçe!” dedi. Sonra kuyruğunu sallaya sallaya yuvasına gitti.








