Bir zamanlar, yumuşacık iğneleri olan, meraklı mı meraklı bir kirpi yaşarmış. Adı Pofuduk’muş. Pofuduk, ormanın her k...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Ayıcık Badem ve Fısıldayan Ağaç


Minik ayıcık Badem, ormanda yürürken çok ilginç bir ses duydu. “Fısıltı fısıltı...” Ses, kocaman yaşlı bir ağacın yanından geliyordu. Badem merakla ağaca yaklaştı.


“Merhaba! Sen mi fısıldıyorsun?” diye sordu Badem. Ağaç dallarını hafifçe salladı. Yapraklar “hışır hışır” ses çıkardı. Badem gülümseyerek, “Demek sesin yapraklardan geliyormuş!” dedi.


O sırada tavşan Pof ve serçe Cikcik yanlarına geldi. Badem onlara ağacın sesini anlattı. Üç arkadaş ağacın etrafında dikkatlice dolaşmaya başladılar.


Ağacın dibinde küçücük bir kapı gördüler. Kapının üzerinde yaprak şeklinde bir işaret vardı. Pof heyecanla, “Acaba bunun arkasında ne var?” diye sordu.


Kapının arkasında küçük bir oyuk ve içinde onlarca meşe palamudu vardı. Badem, “Bunlar ağacın minik hazineleri!” dedi. Üç arkadaş palamutları tek tek saymaya başladılar.


Birlikte sayarken 1, 2, 3 diye ilerlediler. Fakat Cikcik bir anda 7'den sonra 12 dedi. Pof kahkahalarla güldü. “Cikcik, biraz hızlı gittin!” dedi.


Arkadaşlar palamutları yeniden saydılar. Bu kez herkes sırayla sayı söyledi. Sayarken hem eğlendiler hem de birbirlerine yardımcı oldular.


Sonra palamutları küçük gruplara ayırdılar. Bazılarını ağacın yanına, bazılarını da ormandaki hayvanların yiyecek köşesine bıraktılar.


Badem ağacın gövdesine hafifçe dokundu. “Teşekkür ederiz,” dedi. Rüzgâr esince yapraklar yine “hışır hışır” diye ses çıkardı.


Üç arkadaş ağacın altında oturup meşe palamutlarından küçük şekiller yaptılar. Bir kalp, bir yıldız ve komik bir yüz oluşturdular.


Güneş batmaya başlayınca orman altın rengine büründü. Badem ağaca bakıp gülümsedi. Artık fısıltıların ne anlama geldiğini daha iyi biliyordu.


Badem yuvasına dönerken yaprakların sesini dinledi. “Hışır hışır...” Sanki ağaç ona iyi geceler diyordu. Badem de gülümseyerek, “İyi geceler, fısıldayan ağaç,” dedi ve huzurla uykuya daldı.








