Minik Kakım Ayris, yağmurdan sonra yumuşayan patikada birbirinden farklı ayak izleri gördü. Her biri farklı bir yöne ...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Tavuk ve Mavi Şemsiye


Bahar gelmişti. Çiçekler mis gibi kokuyordu. Minik Tavuk Çilli, çiçeklerin arasında parlayan bir şey gördü. Bu, masmavi, kocaman bir şemsiyeydi! Tam o sırada gökyüzünden bir damla düştü. Tıp! Sonra bir tane daha. Tıp tıp! Yağmur başlıyordu.


Çilli mavi şemsiyesini açtı. Şemsiyem ne güzel! dedi. O sırada arkadaşı sarı civciv Yumak'ı gördü. Yumak biraz ıslanmıştı. Çilli gülümsedi. Gel Yumak, şemsiyemin altına gir. Beraber yürüyelim, dedi.


Yağmur neşeyle yağıyordu. Şıp şıp şıp! Beyaz tavşan Pamuk, uzun kulaklarını sallayarak yanlarına geldi. Yumak neşeyle seslendi. Gel Pamuk, bizimle yürü! Şemsiyemiz çok geniş. Pamuk zıplayarak yanlarına geldi.


Ağacın dalından kızıl sincap Palamut aşağı süzüldü. Tüyleri ıslanmasın diye kuyruğunu başına siper etmişti. Pamuk, Korkma Palamut! dedi. Mavi şemsiyemizde sana da yer var. Palamut hemen şemsiyenin altına yerleşti.


Yerde minik bir kıpırtı oldu. Bu, minik kirpi Diken'di. Yağmur damlalarını izliyordu. Palamut seslendi. Gel dostum Diken! Paylaşmak ne tatlı, şemsiyemiz ne sıcak. Diken yavaşça arkadaşlarının yanına sokuldu.


Vak vak! Ördek yavrusu Paytak, su birikintisinde dans ediyordu. Diken, Paytak, bize katıl! dedi. Birlikte yürümek çok eğlenceli. Paytak paytak paytak yürüyerek şemsiyenin altına girdi.


Yumuşacık tüyleriyle kuzu Kıvırcık belirdi. Me me! Ben de gelebilir miyim? diye sordu. Paytak neşeyle vakladı. Tabii ki Kıvırcık! Dostlar paylaştıkça mutlu olur. Kıvırcık, başını şemsiyenin altına uzattı.


Gökyüzünden küçük bir serçe pır pır ederek indi. Adı Cikcik'ti. Kıvırcık, Hoş geldin Cikcik! dedi. Islandın mı? Şemsiyemiz herkesi korur. Cikcik, Kıvırcık'ın sırtına konup şemsiyenin altına sığındı.


Yavaş adımlarla kaplumbağa Tıpış geldi. Cikcik cıvıldadı. Acele etme Tıpış! Şemsiyemiz seni bekliyor. Tıpış gülümsedi ve ağır ağır şemsiyenin altına yerleşti. Artık çok kalabalıktılar ama herkes mutluydu.


En son küçük keçi Hopzıp geldi. Mee! Ben de sığar mıyım? Tıpış başını salladı. Biraz daha yaklaşırsak hepimize yer var. Hopzıp zıplayarak şemsiyenin altına girdi. Şimdi on arkadaş bir aradaydı.


Yağmur artık hafiflemişti. Her yer gümüş gibi parlıyordu. Hopzıp ve Çilli yerdeki büyük bir su birikintisine baktılar. Şıp şıp! Bak! dedi Çilli. Gökyüzü yerin içine düşmüş sanki. Beraber yansımalarını izlediler.


Aniden güneş açtı. Gökyüzünde renkli bir gökkuşağı belirdi. Çilli, mavi şemsiyesini papatyaların yanına bıraktı. Arkadaşı Yumak ile çimenlerde koşturmaya başladılar. Paylaşılan küçük iyilikler, her günü güneş kadar güzel yapar.



