Minik Ardıç Kuşu, vadide söylediği kısa bir sesin biraz sonra kendisine geri döndüğünü duydu. "Cik!" dedi neşeyle. Va...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Gelincik ve Güneş Saati Bahçesi


Minik Gelincik, bahçedeki uzun çubuğun gölgesinin sabah ve öğleden sonra farklı yerlere düştüğünü fark etti. Bu gizemli gölge, toprağın üzerinde sessizce süzülüyordu. Acaba bu gölge nereye gidiyordu?


Minik Gelincik'in yanına arkadaşı Tavşan Pamuk geldi. "Bak Pamuk," dedi Minik Gelincik, "gölge sanki yavaşça yer değiştiriyor." Sence gölge şimdi ne yapacak?


Serçe Çiğil gökyüzünden süzülerek yanlarına kondu ve gagasında parlak mavi bir taş getirdi. Minik Gelincik, gölgenin ucuna bu mavi taşı nazikçe yerleştirdi. "Bu bizim ilk işaretimiz olsun," dedi gülümseyerek.


Vakit ilerledikçe güneş gökyüzünde biraz daha yükseldi. Sincap Kıvrak ağacından inip gölgenin biraz daha kısaldığını gördü. Gölge şimdi çubuğa daha yakındı.


Kirpi Pıtır yuvasından çıkıp onlara katıldı ve sırtında sarı bir taş taşıyordu. Minik Gelincik sarı taşı, gölgenin yeni durduğu yere koydu. Gölge yolculuğuna devam ediyordu; sence bir sonraki durak neresi olacak?


Öğlen vakti geldiğinde Kaplumbağa Tonton ağır adımlarla bahçeye girdi. Güneş tam tepedeydi ve çubuğun gölgesi küçücük kalmıştı. "Gölge dinlenmeye çekilmiş gibi," dedi Tonton yavaşça.


Bahçe şimdi çok aydınlıktı ama hava hiç yakıcı değildi. Tavşan Pamuk ve Kaplumbağa Tonton, kocaman bir yaprağın serin gölgesinde dinlenmeye karar verdiler. Yumuşacık çimenlerin üzerinde uzanmak çok keyifliydi.


Dinlendikten sonra Minik Gelincik tekrar çubuğun yanına gitti. Serçe Çiğil de peşinden geldi. "Bak!" dedi Çiğil, "Gölge şimdi diğer tarafa doğru uzanmaya başladı!"


Sincap Kıvrak koşturarak yemyeşil bir taş getirdi ve gölgenin ucuna bıraktı. Taşlar bir yarım daire oluşturmaya başlamıştı. Gölge sanki bahçede görünmez bir yol çiziyordu.


Akşamüstü yaklaşırken Kirpi Pıtır son bir mor taşla çıkageldi. Gölge artık sabahki kadar uzundu ama tam ters yöne bakıyordu. Sence güneş batarken gölge daha ne kadar uzayacak?


Bütün arkadaşları toplanıp renkli taşlardan oluşan bu gölge yoluna hayranlıkla baktılar. Minik Gelincik gülümsedi: “Güneş ilerledikçe gölge de bizimle yürüdü,” dedi. Zamanın geçişini bu renkli izlerle görmek ne güzeldi!


Minik Gelincik o gün sabretmeyi ve dünyayı dikkatlice izlemeyi öğrendi. Doğanın kendi saati vardı ve bu saati anlamak için sadece biraz durup bakmak yetiyordu. Sabırla gözlem yapmak, değişimi fark etmemizi sağlar.



