Minik Kakım Ayris, yağmurdan sonra yumuşayan patikada birbirinden farklı ayak izleri gördü. Her biri farklı bir yöne ...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik İbis ve Kırmızı Tohum Çantası


Minik İbis, bahçe kulübesinin yanında kırmızı bir kumaş çantanın içinde birbirinden farklı tohumlar buldu. Bu tohumlar güneşin altında minik mücevherler gibi parıl parıl parlıyordu. İbis, bu renkli hazineyi görünce çok heyecanlandı.


Minik İbis, arkadaşı Kaplumbağa Tini'nin yanına gitti. Birlikte çantadaki tohumları ahşap bir masanın üzerine özenle dizdiler. Bazıları büyük ve pürüzsüz, bazıları ise küçücük ve benekliydi.


Tavşan Lolo zıplayarak yanlarına geldi. Önce büyüklerden izin almalıyız, dedi Lolo. Bahçıvan Amca'dan izin alıp bahçenin en güvenli köşesini seçtiler.


Ördek Maviş, Hadi, tohumları şekillerine göre ayıralım, diye vakvadı. Tohumları türlerine göre gruplara ayırmak harika bir plandı. Her grup için bahçede ayrı bir yer belirlediler.


Sincap Fındık, hangi bitkinin güneşi sevdiğini çok iyi biliyordu. Büyük tohumlar güneşi sever, küçükler ise gölgeyi, dedi Fındık. Bahçenin en güneşli ve en gölgeli yerlerini birlikte işaretlediler.


Küçük Kurbağa Pıtı, suyun ne kadar önemli olduğunu biliyordu. Bitkiler susayınca bize haber verir, dedi Pıtı neşeyle. Sulama sırasını ve ne kadar su gerekeceğini birlikte kararlaştırdılar.


Minik İbis ve Kaplumbağa Tini, yumuşak uçlu tırmıklarla toprağı hazırladılar. Toprak şimdi yumuşacık ve ekime hazırdı. Ellerindeki güvenli araçlarla çalışmak çok eğlenceliydi.


Sıra tohumları ekmeye gelmişti. Minik İbis ve Tavşan Lolo, her tohumu nazikçe toprağa bıraktılar. Üzerlerini ince bir toprak tabakasıyla sevgiyle örttüler.


Ördek Maviş, gagasıyla taşıdığı küçük bir sulama kabından toprağa can suyu verdi. Minik İbis, her damlanın tohumlara hayat verdiğini biliyordu. Bahçe şimdi pırıl pırıl parlıyordu.


Günler geçti ama tohumlardan henüz bir ses çıkmadı. Sincap Fındık, Sabırlı olmalıyız, doğa asla acele etmez, dedi. İbis her gün bahçeye gelip arkadaşlarıyla birlikte beklemeye devam etti.


Bir sabah, toprağın arasından minik yeşil başlar göründü. Küçük Kurbağa Pıtı sevinçle zıplarken, İbis filizlere gülümsedi. Emekleri sonunda meyvelerini vermeye başlamıştı.


Bahçe sonunda göz alıcı mor ve sarı çiçeklerle dolup taştı. Minik İbis, Her tohumun ihtiyacı farklı, ama hepsi ilgi ister, dedi. Dikkatli planlama ve sabır, gerçekten de en güzel sonucu vermişti.



