Vızvız, Pırpır, Bahar ve Zıpzıp çiçeklere su ve bakım getirip sabırla bekleyerek bahçeyi yeniden renklendiriyor.
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Küçük Kurbağa ve Cesaret Gölü


Pırpır, yumuşak yeşil bir yosun yastığının üzerinde oturmuş, önündeki uçsuz bucaksız görünen göle bakıyordu. Gökyüzü masmaviydi ve güneş suyun üzerinde altın gibi parlıyordu. Her şey çok güzeldi ama Pırpır biraz endişeliydi.


Burası Cesaret Gölü'ydü. Diğer bütün canlılar suyun içinde neşeyle oyunlar oynuyordu ama Pırpır kıyıda durmayı tercih ediyordu. "Ya su çok derinse?" diye düşündü sessizce. Kalbi tıp tıp atıyordu.


O sırada yakınlardaki bir çiçeğin üzerinden Zıpzıp atladı. Zıpzıp, her zaman neşeli olan bir çekirgeydi. "Merhaba Pırpır! Neden suya girmiyorsun? Su bugün harika görünüyor, tam yüzme havası!" dedi neşeyle.


Pırpır başını yavaşça öne eğdi ve parmak uçlarıyla oynadı. "Bilmiyorum Zıpzıp, sanırım biraz korkuyorum. Göl çok büyük, ben ise çok küçüğüm," dedi çekinerek. Sesi bir fısıltı gibi çıkmıştı.


Gölün diğer ucundan yavaş ve huzurlu bir ses duyuldu. Bu, gölün en yaşlı ve en sabırlı sakini kaplumbağa Nilü'ydü. Nilü, suyun üzerinde hiç acele etmeden süzülerek kıyıya doğru yaklaştı.


Nilü, Pırpır'ın tam yanına gelip ona güven veren bir gözle baktı. "Korkmak çok doğaldır küçük dostum," dedi nazikçe. "Unutma, her büyük yüzücü önce sadece tek bir parmağını suya değdirerek başlar."


Pırpır derin bir nefes aldı. Nilü ve Zıpzıp'ın ona sevgiyle baktığını görünce içinde bir sıcaklık hissetti. Sağ ayağını yavaşça ileri uzattı ve minik bir hareketle suyun yüzeyine dokundu.


Zıpzıp olduğu yerde heyecanla zıpladı. "Harikasın Pırpır! Bak, su seni sevdi bile! Hiç de korkutucu değilmiş, değil mi?" diye tezahürat yaptı. Pırpır, suyun serin ve yumuşak hissini gerçekten çok sevmişti.


Nilü, Pırpır'a doğru biraz daha yaklaştı ve yanındaki bir nilüfer yaprağını işaret etti. "Hadi, şimdi bir adım daha at. Ben buradayım, tam yanındayım," dedi. Pırpır, Nilü'nün yanına doğru bir adım daha attı.


Artık su Pırpır'ın dizlerine kadar geliyordu. Korkusu, yerini yavaş yavaş tatlı bir heyecana bırakmıştı. Elleriyle suyu hafifçe çırptı ve minik damlacıklar havada pırlanta gibi uçuştu.


Zıpzıp suyun üzerindeki büyük bir yaprağın üzerine konup Pırpır'a doğru eğildi. "Bak, başardın! Artık gölün tadını çıkarabilirsin!" dedi. Pırpır hafifçe zıplayarak suyun içine kendini bıraktı ve ilk kulacını attı.


Pırpır artık arkadaşlarıyla birlikte yüzüyordu. Korkusunu aşmanın mutluluğuyla gölün içinde daireler çizdi. O gün anladı ki, her şey minik bir adımla başlıyordu. "Küçük adımlar, büyük cesaretler doğurur," dedi Nilü'ye bakarak.


