Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Minik panda Pati için uyku vakti gelmişti. Dışarıda gümüş rengi bir ay parlıyordu. Pati, üzerinde minik yıldızlar ola...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Minik Tavşan Pof, her sabah olduğu gibi o gün de ormanda neşeyle zıplayarak dolaşmaya çıktı. Renkli çiçeklerin arasından geçerken, her gün selam verdiği kocaman ağacın önüne geldiğinde aniden durdu. Pof, burnunu oynatarak ağaca baktı ve kendi kendine, “Bugün bir şeyler farklı görünüyor,” diye düşündü.


Koca ağacın o her zamanki neşeli hali gitmişti. Dalları rüzgarda hafifçe bile sallanmıyordu. Yaprakları bükülmüş, sanki gücünü kaybetmiş gibi aşağıya doğru sarkmıştı. Koca ağaç, o gün her zamankinden çok daha sessiz ve durgundu.


Pof, ağacın altına kadar sokuldu ve parmak uçlarında yürümeye başladı. “Şşş,” dedi kendi kendine. “Galiba koca ağaç derin bir uykuya dalmış. Onu uyandırmamalıyım.” Pof, ağacı rahatsız etmemek için çok dikkatli hareket ediyordu.


Tam o sırada yukarıdan bir ses geldi. “Pof! Neden böyle sessizce yürüyorsun?” diye sordu arkadaşı sincap Çıtır. Çıtır, ağacın gövdesinden aşağıya doğru hızla süzüldü. Pof, arkadaşını görünce biraz rahatladı ama hala fısıldayarak konuşuyordu.


Pof, “Baksana Çıtır,” dedi. “Ağaç bugün hiç hareket etmiyor, sanırım uyuyor.” İki arkadaş, ağacın etrafında yavaşça bir tur attılar. Çıtır dalları kontrol etti, Pof ise ağacın sert kabuğuna hafifçe dokunarak bir ipucu aradı.


Pof yere, ağacın köklerinin olduğu kısma eğildi. Toprak çok sertleşmişti ve üzerinde minik çatlaklar oluşmuştu. Pof, “Buradaki toprak çok kuru kalmış Çıtır, baksana rengi bile değişmiş,” diyerek arkadaşına yerdeki kuruluğu gösterdi.


Çıtır, minik patileriyle toprağı biraz kazdı. “Haklısın Pof! Toprak kupkuru olmuş. Belki de ağacımız uyumuyor, sadece çok susamıştır,” dedi. Çıtır'ın aklına harika bir fikir gelmişti. Ağacın susuzluktan bu kadar yorgun göründüğünü anladılar.


İki küçük arkadaş hemen yardımlaşmaya karar verdiler. Ormanın diğer ucundaki berrak dereye kadar koştular. Pof eline küçük bir kova aldı, Çıtır ise içi boş büyük bir palamut kabuğunu suyla doldurdu. Birlikte, dikkatlice su taşımaya başladılar.


Getirdikleri suyu ağacın köklerine yavaşça döktüler. Toprak, suyu hemen içine çekti. Pof ve Çıtır, ağacın susuzluğunu gidermek için birkaç kez daha dereye gidip geldiler. Toprağın her yerini özenle suladılar.


Ertesi sabah Pof, erkenden ağacın yanına koştu. Gördüğü manzara karşısında gözleri parladı. Koca ağacın yaprakları artık aşağı sarkmıyordu; hepsi gökyüzüne doğru canlı ve yemyeşil uzanıyordu. Ağaç sanki canlanmış gibiydi.


Çıtır da zıplayarak yanına geldi. İki arkadaş el ele tutuşup ağacın etrafında dans ettiler. Pof, “Şuna bak Çıtır! Bitkiler de tıpkı bizim gibi; sevgiye, suya ve bakıma ihtiyaç duyuyorlarmış,” dedi. Arkadaşlarına yardım etmenin mutluluğunu yaşıyorlardı.


O günden sonra Pof ve Çıtır, dev dostlarını hiç yalnız bırakmadılar. Her gün onu ziyaret edip toprağını kontrol etmeye karar verdiler. Orman artık daha yeşil, dostlukları ise her zamankinden daha güçlüydü.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.