Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Minik panda Pati için uyku vakti gelmişti. Dışarıda gümüş rengi bir ay parlıyordu. Pati, üzerinde minik yıldızlar ola...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Minik tavşan Lila, güneşli bir sabah ormanın derinliklerinde neşeyle zıplıyordu. Birden durdu ve uzun kulaklarını havaya dikti. Uzaklardan daha önce hiç duymadığı, melodik bir “şırıl şırıl” sesi geliyordu.


“Bu güzel ses de neyin nesi?” diye düşündü Lila. Merakı kalbinde küçük bir heyecan uyandırdı. Burnunu havada oynatarak sesin geldiği yöne, sık çalıların arasına doğru ilerlemeye başladı.


Çalıları geçtiğinde karşısına harika bir manzara çıktı. Kayaların arasından kıvrılarak akan, cam gibi berrak, küçük bir dere duruyordu karşısında. Su, güneşin altında gümüş gibi parlıyordu.


Lila derenin kenarına çömeldi. Suyun taşların üzerinden geçerken çıkardığı sesleri dinledi. Bazı yerlerde “fısır fısır”, bazı yerlerde ise “tıp tıp” diye sesler geliyordu. Sanki dere kendi dilinde bir masal anlatıyordu.


“Acaba ben de bu müziğe katılabilir miyim?” diye merak etti Lila. Suyun içindeki yassı bir taşa nazikçe dokundu ve onu birazcık yana doğru itti.


Taş yerinden oynayınca su daha dar bir yerden geçmek zorunda kaldı ve birden hızlandı. Ses de aniden değişti! Artık “şırıl şırıl” değil, daha gür bir “şarıltı” duyuluyordu. Lila bu keşfine çok şaşırmıştı.


O sırada ağaçların arasından arkadaşı sincap Duru çıkageldi. “Merhaba Lila! Burada ne yapıyorsun? Ne kadar güzel bir ses bu böyle!” dedi Duru neşeyle.


Lila ve Duru birlikte derenin daha sakin ve sığ olduğu bir yere yürüdüler. Burada su kuma sürtünerek çok hafif bir “hışırtı” çıkarıyordu. “Buradaki ses ne kadar huzurlu,” diye fısıldadı Duru.


Sonra büyük, sivri kayaların olduğu bölüme geçtiler. Su burada taşlara çarparak “şlap şlap” diye sesler çıkarıyordu. Ses burada çok daha güçlü ve enerjikti.


Lila heyecanla arkadaşına açıkladı: “Görüyor musun Duru? Suyun yolu değişince çıkardığı ses de değişiyor. Taşlar ve su birlikte müzik yapıyorlar!”


Duru gözlerini kapattı ve sadece dinledi. Suyun hızlandığı yerdeki tiz sesleri ve yavaşladığı yerdeki derin uğultuyu birbirinden ayırabildiğini fark etti. Suyun bu kadar çok şarkı bildiğine inanamıyordu.


İki arkadaş derenin yanındaki yumuşak, yeşil çimenlere uzandılar. Akşam güneşi ağaçların arasından süzülürken, derenin ninni gibi gelen şırıltısı eşliğinde doğanın müziğini dinleyerek günü bitirdiler.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.