Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Uyku vakti gelince Pati yıldızlı battaniyesine sarınır ve günün güzel anlarını düşünür. Rüyasında sihirli bir bahçede...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Minik Kutup Ayısı Pamuk, parlayan buz kütlesinin üzerinde dans eden yumuşak renk parıltılarını fark etti. Beyaz buzların üzerinde pembe ve altın renkli ışıklar oynaşıyordu. Pamuk, “Ne kadar da güzel!” diyerek minik pati uçlarında yükseldi.


Arkadaşı Küçük Fok Pıtır, buzun kenarından başını uzattı. Pembe ışığı görünce gözleri parladı. “Bu bir çilek dansı gibi!” dedi neşeyle. Pamuk gülümsedi ve sordu: “Sence bu tatlı parıltı başka hangi renge benziyor?”


O sırada Neşeli Martı Gümüş gökyüzünden süzülerek yanlarına kondu. Kanatlarını çırparak suyun üzerindeki altın sarısı yansımayı gösterdi. “Bakın!” dedi Gümüş. “Bu ışık bal rengi kadar tatlı ve güneş kadar parlak!”


Minik Penguen Paytak da onlara katıldı. Buzun bir ayna gibi masmavi yansımalar yaptığını gördü ve neşeyle zıpladı. Ritmik bir sesle şarkı söylemeye başladı: “Bak buraya, bak şuraya, ışık konmuş her yana!”


Kutup Tavşanı Zıpzıp, uzun kulaklarını sallayarak karın üzerinden geldi. Karın üzerindeki parlak turuncu yansımayı görünce durakladı. “Bu parıltı tıpkı sulu ve tatlı bir portakal gibi!” diye fısıldadı hayranlıkla.


Derken denizin ortasında Balina Yavrusu Maviş belirdi. Güvenli bir açıklıktan havaya su püskürttü. Su damlacıkları güneşle buluşunca minik bir gökkuşağı oluştu. Şimdi tüm renkler bir aradaydı!


Işık oyunu her yerdeydi! Pıtır, “Işık şimdi nereye düştü?” diye sordu. Işık o anda Pamuk’un bembeyaz, yumuşacık kürküne yansıdı. Pamuk, kendi kürkünün de renklerle parladığını görünce çok şaşırdı.


Arkadaşlar neşeyle sohbete daldılar. Zıpzıp, “Sizce pembe mi daha parlak, yoksa turuncu mu?” diye sordu. Gümüş kanatlarını çırparak, “Hepsi birbirinden güzel!” dedi. Her renk dünyaya ayrı bir neşe katıyordu.


Güneş yavaşça alçalırken gökyüzü değişmeye başladı. Her yer yumuşak bir mor ve lavanta rengine büründü. Paytak ve Maviş, bu sessiz ve huzurlu renk değişimini hayranlıkla izlediler.


Hepsi bir araya gelip bu güzel günü bir tekerleme ile kutladılar: “Parlayan buzlar, gülen yüzler, renkleri sayar minik gözler.” Sesleri rüzgârla beraber tüm buzula yayıldı.


Ufuktaki altın ışıklar yavaşça süzülürken, tüm arkadaşlar sessizce manzarayı izledi. Doğa onlara en güzel tablosunu sunuyordu. Pamuk ve Zıpzıp, bu parıltılı dünyada oldukları için çok mutluydular.


Işıklar yumuşakça kaybolurken Pamuk son kez buzlara baktı. Arkadaşlarına dönüp şöyle dedi: “Işık aynı gökyüzünden gelir, ama her buz tanesinde başka parlar.” Dünya, onu fark eden gözler için her zaman renklidir.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.