Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Uyku vakti gelince Pati yıldızlı battaniyesine sarınır ve günün güzel anlarını düşünür. Rüyasında sihirli bir bahçede...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Minik Kuş Cikcik, yumuşacık yuvasında gözlerini araladı. Henüz her yer çok sessizdi ama o güne erkenden başlamaya hazırdı. Kanatlarını hafifçe çırptı ve gagasını açıp kocaman esnedi.


Cikcik kafasını yuvasından dışarı uzattı. Büyük meşe ağacının geniş gövdesinin hemen arkasında bir parıltı vardı. Güneş henüz tam olarak görünmüyordu, ağacın arkasına saklanmış oyun oynuyor gibiydi.


Cikcik yuvasından uçup en sevdiği ince dala kondu. Gökyüzünü izlemeye başladı. Gökyüzü sanki dev bir boyama kitabı gibiydi ve renkleri yavaş yavaş değişmeye başlıyordu.


Derken gökyüzünde önce açık pembe renkler belirdi. Bulutların kenarları sanki pamuk şekerle boyanmış gibi tatlı bir pembeye büründü. Cikcik bu rengi çok sevmişti.


Pembe renkler yavaşça yerini sıcak turuncu ışıklara bıraktı. Her yer bir anda bal rengiyle doldu. Cikcik, tüylerinin üzerinde bu sıcak turuncu ışığın dans ettiğini hissetti.


Ve işte en sonunda güneş, tepelerin üzerinden kocaman, sarı bir yüzle ortaya çıktı! Dünyayı kucaklayan sıcak bir gülümsemeyle yükseliyordu. Artık sabah tamamen gelmişti.


Cikcik ışığın ağaç yapraklarının üzerine düştüğünü gördü. Koyu yeşil yapraklar güneşle birlikte parıl parıl parlıyordu. Üzerlerindeki minik çiy damlaları elmaslar gibi ışıldıyordu.


Aşağıdaki bahçedeki çiçekler de güneşle birlikte açılmış gibiydi. Kırmızı, mor ve sarı çiçekler taç yapraklarını güneşe doğru uzatıyor, en güzel renklerini sergiliyorlardı.


O sırada kelebek Pırpır da kanatlarını çırparak uyandı. Cikcik ve Pırpır sabahın serin havasında birbirlerinin etrafında dönerek uçmaya başladılar.


Orman yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Ağacın altında Tavşan Zıpzıp yuvasından çıktı ve uzun kulaklarını salladı. Her köşeden farklı bir ses, farklı bir neşe yükseliyordu.


Cikcik yüksek bir daldan çevresine baktı ve sabahın doğayı nasıl değiştirdiğini dikkatle gözlemledi. Gri ve karanlık olan dünya, şimdi cıvıl cıvıl ve renkli bir yer olmuştu.


Cikcik, o gün güneşi karşılayan ilk kuşlardan biri olmaktan dolayı çok mutlu oldu. Derin bir nefes aldı ve ormana en güzel sabah şarkısını söylemeye başladı: “Cik cik, günaydın güneş!”



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.