Güneşli bir sabah, yeşil çayırların en yumuşak köşesinde minik koyun Pamuk uyanmış. Pamuk’un bembeyaz ve kabarık yünl...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Kuş Cikcik ve İlk Uçuşu


Bir zamanlar, kocaman yeşil yapraklı bir ağacın üzerinde Minik Kuş Cikcik yaşardı. Cikcik, dallar arasında hoplamayı ve zıplamayı her şeyden çok severdi. Bir yandan zıplar, bir yandan da gökyüzünde süzülen büyük kuşları hayranlıkla izlerdi.


Cikcik kendi kendine, “Acaba ben de onlar gibi bulutlara dokunabilir miyim?” diye sordu. Küçük kanatlarına baktı ve derin bir nefes aldı. Kalbi heyecanla küt küt atıyordu ama uçmak dünyanın en büyülü şeyi gibi görünüyordu.


O sırada yanına annesi İnci kondu. İnci, Cikcik’in meraklı bakışlarını görünce gülümsedi. “Uçmak istiyorsan sadece denemelisin canım yavrum,” dedi. “Hadi, önce kanatlarını yavaşça çırpmaya başla.”


Cikcik, annesinin sözü üzerine kanatlarını açtı. “Pır pır!” diye hızlıca çırpmaya başladı. Ayakları daldan bir milim yükseldi ama sonra hemen tıp diye geri kondu. Kanatları biraz yorulmuştu ama bu çok eğlenceliydi!


“Başardım! Havada durdum!” diye cıvıldadı Cikcik. İlk denemesi beklediğinden çok daha güzel geçmişti. Düşmemişti ve kanatlarının gücünü ilk kez hissetmişti. Kendine olan güveni bir anda artıverdi.


Cikcik bu kez daha yükseğe, ağacın en tepesindeki ince dala tırmandı. Oradan her şey çok daha farklı görünüyordu. Diğer ağaçların tepelerini ve uzaktaki nehrin pırıltısını görebiliyordu.


Cikcik gözünü en yakın dala dikti. “İşte oraya uçacağım,” dedi. Kanatlarını büyük bir cesaretle çırptı ve kendini boşluğa bıraktı. Birkaç saniye süzüldükten sonra hedeflediği dala yumuşak bir iniş yaptı.


Bu harika uçuşu gören arkadaşı Kaan hemen yanına uçtu. “Harikasın Cikcik! Uçmaya başladın!” diyerek kanatlarını birbirine vurdu. Diğer minik kuşlar da cıvıldayarak bu başarıyı kutladılar.


Cikcik artık daha cesurdu. Ağacın etrafındaki renkli çiçeklerin üzerinde tur atmaya başladı. Kırmızı, sarı ve mor çiçeklerin kokusunu içine çekti. Kanat çırptıkça rüzgarın yüzüne değmesi ona büyük bir özgürlük hissi verdi.


Arkadaşı Kaan ile birlikte daha da yukarı çıktılar. Şimdi bütün orman ayaklarının altındaydı. Cikcik yukarıdan dünyayı izlerken, her şeyin ne kadar büyük ve güzel olduğunu fark etti.


Yorulduklarında annesi İnci'nin yanına döndüler. Cikcik, “Anne, ilk seferde mükemmel uçamadım ama denedikçe daha iyi oldum,” dedi. Annesi onu kanatlarının altına aldı ve “Önemli olan denemektir, geliştikçe uçmak daha kolay olacak,” dedi.


Gece olduğunda Cikcik yumuşacık yuvasına kıvrıldı. Gözlerini kapattığında hala bulutların arasında süzüldüğünü hayal ediyordu. Denemenin verdiği mutlulukla, ertesi gün yapacağı yeni uçuşları düşünerek derin bir uykuya daldı.








