Güneşli bir sabah, yeşil çayırların en yumuşak köşesinde minik koyun Pamuk uyanmış. Pamuk’un bembeyaz ve kabarık yünl...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Kaplumbağa Tonton ve Yağmurlu Gün


Güneş henüz bulutların arkasındaydı ama Minik Kaplumbağa Tonton çoktan uyanmıştı. Yumuşacık yatağında gerindi ve esnedi. Bugünün diğer günlerden farklı bir kokusu vardı; taze, nemli ve mis gibi bir toprak kokusu!


Tonton hemen pencereye doğru yürüdü. Camdan dışarı baktığında, minik yağmur damlalarının tıp tıp diye cama vurduğunu gördü. Bahçedeki çiçekler başlarını sallıyor, her yer parıl parıl parlıyordu. “Harika!” diye bağırdı Tonton. “Tam da dışarı çıkma havası!”


Tonton hemen hazırlıklara başladı. En sevdiği parlak sarı yağmurluğunu giydi. Ardından, ayaklarına tam oturan kırmızı botlarını tek tek geçirdi. Artık ıslanmaya ve maceraya hazırdı!


Kapıyı açar açmaz serin hava Tonton’un yüzünü okşadı. Bahçenin ortasında kocaman, mavi bir su birikintisi vardı. Tonton geri çekildi, hızlandı ve “Zıp!” diye suyun tam ortasına atladı. Sular her yere sıçradı.


Tam o sırada göl kenarında bir hareketlilik gördü. Arkadaşı Ördek Duru, neşeyle kanat çırpıyordu. Duru yağmuru çok severdi; tüyleri ıslanmasına rağmen çok mutlu görünüyordu.


“Duru! Duru!” diye seslendi Tonton. Duru hemen başını çevirdi ve en iyi arkadaşını görünce gülümsedi. İki arkadaş birbirlerine doğru koştular ve neşeyle selamlaştılar. Yağmur altında oyun oynamak tek başına olmaktan çok daha eğlenceliydi.


Birlikte bahçedeki en büyük su birikintilerini aramaya başladılar. “Bir, iki, üç!” diyerek aynı anda zıpladılar. Şıp, şıp, şıp! Su sesleri ormandaki en güzel müzik gibi geliyordu kulaklarına.


Bir süre sonra yağmur biraz hızlandı. Tonton ve Duru, kenarda duran dev bir çınar yaprağının altına sığındılar. Bu yaprak onlar için mükemmel, kocaman ve yeşil bir şemsiye olmuştu.


“Dinle Duru,” dedi Tonton fısıldayarak. Yaprağa vuran yağmur damlalarının çıkardığı tık tık seslerini dinlediler. Doğa sanki onlara bir ninni söylüyordu. Tonton huzurla gözlerini kapattı.


Birden güneş bulutların arasından göz kırptı. Gökyüzünde muhteşem bir renk cümbüşü belirdi. “Bak Tonton, gökkuşağı!” diye bağırdı Duru. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi... Tüm renkler gökyüzünü bir kuşak gibi sarmıştı.








