Minik Kakım Ayris, yağmurdan sonra yumuşayan patikada birbirinden farklı ayak izleri gördü. Her biri farklı bir yöne ...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Kakadu ve Sessiz Orkestra


Minik Kakadu Kadu, güneşli bir sabah bahçesinde uyandı. Güneş pırıl pırıl parlıyor, bahçedeki çiçekler mis gibi kokuyordu. Kadu, mutlu bir şekilde renkli tüylerini kabarttı. Birden rüzgârda sallanan yaprakların, yere düşen damlaların ve uzaklardan gelen kuşların sesini fark etti. Doğa ne kadar da güzel şarkı söylüyor! diye düşündü Kadu.


Kadu, ormanın derinliklerine doğru süzüldü ve parıldayan göl kenarına indi. Orada Yeşil Kurbağa Viri ile karşılaştı. Viri, geniş bir nilüfer yaprağının üzerinde oturuyor ve ön ayaklarıyla suya hafifçe vuruyordu. Her vuruşta yumuşak bir ritim çıkıyordu Vırak vırak, vırak vırak! Kadu, bu ritmi çok sevmişti.


Kadu, gölün yanındaki yaşlı bir meşe ağacına kondu. Orada gagasıyla ağaca hafif vuruşlar yapan Ağaçkakan Tıkı’yı buldu. Tıkı, Tık tık, tık tık! diye ritim tutuyordu. Kadu, Tıkı'ya bakarak gülümsedi. Viri’nin ritmiyle senin tıkırtın birleşince kulağa çok hoş geliyor! dedi.


Derken, boyu kadar uzun otların arasından ince ve neşeli bir ses geldi. Çekirge Kirge, arka bacaklarını birbirine sürterek harika bir tıkırtı çıkarıyordu Şıkır şıkır, şıkır şıkır! Kadu, otların arasına süzüldü ve Kirge’ye selam verdi. Sesin bir müzik aleti gibi çok zarif! dedi heyecanla.


Tam o sırada, paytak adımlarıyla küçük bir Ördek Yavrusu olan Öri yaklaştı. Öri, kalabalığı görünce çok mutlu oldu ve hemen gruba katılmak istedi. Kuyruğunu sallayarak ve sakin bir tempoyla vaklamaya başladı Vak vak, vak vak! Kadu, Şimdi hepimiz bir aradayız! diye bağırdı.


Aniden ılık ve tatlı bir rüzgâr esmeye başladı. Bahçedeki devasa ağaçların yaprakları bu rüzgârla beraber dans etmeye koyuldu. Yaprakların arasından Fışır fışır, fışır fışır diye bir ses yükseldi. Doğa, kendi kendine harika bir melodi mırıldanıyordu. Kadu gözlerini kapattı ve rüzgârın dokunuşunu hissetti.


Kadu yerinde duramıyordu. Kanatlarını çırparak, Hadi dostlarım, hep beraber çalalım! Harika bir orkestra olacağız! dedi. Ancak herkes aynı anda ve çok yüksek sesle çalmaya başlayınca işler karıştı. Viri çok sert vuruyor, Tıkı çok hızlı gagalıyor, her yerden ayrı bir ses yükseliyordu. Her yer büyük bir gürültüyle doldu!


Herkes durup şaşkınlıkla birbirine baktı. Sesler birbirine girdiği için kimse kimseyi duyamıyordu. Kadu, kanadını havaya kaldırarak, Bir saniye arkadaşlar! dedi. Çok gürültü oldu. Eğer birbirimizi dinlemeden ses çıkarırsak, bu müzik olmaz. Sırayla çalarsak her şey daha güzel olur.


Herkes derin bir nefes aldı ve Kadu’nun işaretini bekledi. Önce Kurbağa Viri başladı Vırak vırak... Hemen ardından Ağaçkakan Tıkı eşlik etti Tık tık! Şimdi sesler birbirine karışmıyor, aksine birbirini tamamlıyordu. Bahçe, düzenli ve yumuşak bir ritimle dolmaya başladı.


Sıra diğerlerine gelmişti. Çekirge Kirge ve Ördek Yavrusu Öri de dikkatle sıralarını beklediler. Kirge zarifçe Şıkır şıkır dedi, Öri ise tam zamanında Vak vak diye yanıt verdi. Artık hepsi birbirinin sesini duyabiliyor, birbirlerinin ritmine göre hareket ediyorlardı.


En sonunda rüzgâr tekrar esti ve Kadu son dokunuşu yaptı. Yaprakların Fışır fışır sesine Kadu kendi melodisiyle katıldı Cik cik! Tüm bahçe dev bir orkestraya dönüşmüştü. Sesler birleşmiş, harika bir doğa şarkısı ortaya çıkmıştı. Birlikte çalmanın ve birbirini dinlemenin mutluluğuyla her yer ışıldıyordu.


Müzik bittiğinde her yer sessizleşti. Gökyüzü turuncuya dönmüş, güneş batmaya başlamıştı. Kadu, Viri’nin yanına kondu ve derin bir sessizliğin tadını çıkardılar. Kadu gülümsedi Sessizlik de müziğin en güzel parçasıdır. Birbirlerini dinlemenin huzuruyla o günü hiç unutmadılar.



