Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Uyku vakti gelince Pati yıldızlı battaniyesine sarınır ve günün güzel anlarını düşünür. Rüyasında sihirli bir bahçede...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Gökyüzü lacivert bir battaniye gibi ormanın üzerine serilmişti. Minik Ayı Badem, uykusu gelmeden önce mağarasından dışarı sessizce bir adım attı. Burnunu havaya dikip mis gibi taze çam kokusunu içine çekti. Gece ne kadar da huzurluydu.


Başını yukarı kaldırdığında Badem'in gözleri kocaman açıldı. “Vay canına!” diye fısıldadı. Gökyüzü, gümüş simler dökülmüş gibi parıl parıl yanan binlerce yıldızla doluydu. Badem, bu parıltılı ışıkların kaç tane olduğunu merak etmeye başladı.


Badem yumuşak patisiyle yıldızları tek tek işaret ederek saymaya başladı. “Bir, iki, üç, dört, beş, altı...” Ama yıldızlar o kadar çok ve o kadar yakındı ki, hangisini sayıp hangisini saymadığını hemen unutuverdi. “Ah, burayı az önce saymış mıydım?” diye mırıldandı.


Tekrar denedi, sonra bir kez daha... Ama her seferinde rakamlar birbirine karışıyor, yıldızlar sanki yer değiştiriyordu. Sonunda pofuduk bir kayanın üzerine oturdu ve omuzlarını düşürdü. Yıldızları saymak, minik bir ayı için çok büyük ve zor bir iş gibi görünüyordu.


Tam o sırada yukarıdan yumuşak bir kanat sesi duyuldu. Bilge Baykuş, koca gözleriyle gökyüzünde süzülerek geldi ve Badem'in yanındaki ağacın dalına kondu. “Neden bu kadar üzgünsün küçük dostum?” diye sordu sesi huzur vererek.


“Yıldızları saymak istiyorum Bilge,” dedi Badem içini çekerek. “Ama o kadar çoklar ki, sayarken hep kayboluyorum.” Bilge gülümsedi. “Bazen büyük işler, onları küçük parçalara ayırmadıkça bitmez,” dedi. “Hadi, onları beşerli gruplar halinde saymayı deneyelim.”


Bilge, kanadıyla gökyüzünün sadece sağ köşesindeki küçük bir alanı işaret etti. “Şimdi bütün gökyüzüne bakma,” dedi Bilge. “Sadece şu küçük köşeye odaklan.” Badem dikkatini sadece o noktaya verdi. Artık yıldızlar daha az korkutucu görünüyordu.


“Bak! Bir, iki, üç, dört ve beş!” dedi Badem heyecanla. Sanki bir çember içindeymiş gibi yan yana duran beş parlak yıldızı hemen buluvermişti. “Harika!” dedi Bilge. “Gördün mü? Beş yıldızı saymak, hepsini birden saymaktan çok daha kolay.”


Badem, Bilge'nin yardımıyla gökyüzünü zihninde küçük küçük parçalara ayırdı. Her seferinde yeni bir beşli grup bulup saydı. Beşer beşer saymak bir oyun gibi eğlenceli hale gelmişti. Artık kafası karışmıyordu, çünkü her seferinde sadece o küçük gruba odaklanıyordu.


Gözleri yavaş yavaş kapanmaya başlayan Badem, Bilge'ye teşekkür etti. Dünyanın en büyük işleri bile küçük adımlarla başarılabilirdi. Badem, mağarasına dönüp kıvrıldı ve gökyüzündeki o parlayan beşli grupların hayaliyle derin bir uykuya daldı.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.