Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Minik panda Pati için uyku vakti gelmişti. Dışarıda gümüş rengi bir ay parlıyordu. Pati, üzerinde minik yıldızlar ola...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Güneşli bir sabah, minik ayı Badem ormanda renkli çiçeklerin arasında yuvarlanıyordu. Birden çimenlerin arasında parlayan bembeyaz bir şey fark etti. Bu, üzerinde mavi bir mühür olan küçük, nazik bir zarftı. Badem merakla eğilip zarfı eline aldı.


Badem zarfın üzerine dikkatlice baktı. Zarfın köşesinde arkadaşı tavşan Lila’nın küçük bir resmi vardı. “Bu mektup Lila'ya gitmeli!” dedi Badem. Mektubun sahibi belliydi ve bekleyemezdi. Badem, o gün için kendine çok önemli bir görev seçti.


Badem, boynuna küçük kırmızı atkısını bağladı ve zarfı güvenli bir şekilde patilerinin arasında tuttu. Artık o, ormanın en tatlı küçük postacısıydı. Derin bir nefes aldı ve ormanın derinliklerine doğru giden patikada yürümeye başladı.


Yol boyunca kuşlar ona şarkılar söylüyordu. Badem, sarı papatyaların ve mor menekşelerin arasından geçti. Her adımında mektubu düşürmediğinden emin olmak için onu sıkıca tutuyordu. “Postacı Badem geliyor!” diye mırıldandı kendi kendine.


Kısa bir süre sonra yolun önünde şırıl şırıl akan bir dere belirdi. Derenin üzerinde eski ama sağlam ahşap bir köprü vardı. Badem durdu ve suyun sesini dinledi. Lila'nın evi derenin tam karşı tarafındaydı.


Badem, “Yavaş ve dikkatli olmalıyım,” dedi. Köprünün tahtalarına tek tek, nazikçe bastı. Aşağıdaki balıklar ona selam verir gibi zıplarken, o dengesini koruyarak karşı kıyıya ulaşmayı başardı. Mektup hala tertemiz ve kupkuruydu.


Köprüyü geçince karşısına ormanın en yaşlı ve en büyük ağacı çıktı. Bu ağacın gövdesi o kadar kalındı ki, Badem onun etrafından dolanırken kendini küçücük hissetti. Ama görevini unutmadı; doğruca dev ağacın arkasındaki yola saptı.


Sonunda ileride çatısı havuç renginde olan küçük bir yuva gördü. Bu Lila'nın eviydi! Bahçesinde renkli rüzgar gülleri dönüyordu. Badem heyecanla adımlarını hızlandırdı. Küçük postacı neredeyse hedefine ulaşmıştı.


Badem, evin kapısına kadar geldi. Parmak uçlarında yükseldi ve yuvarlak ahşap kapıyı üç kez çaldı: Tık, tık, tık! Kalbi heyecandan küt küt atıyordu. Acaba Lila evde miydi?


Kapı yavaşça açıldı ve uzun kulaklı Lila dışarı çıktı. Karşısında atkılı postacı Badem’i ve elindeki mektubu görünce şaşkınlıktan ağzı açık kaldı. “Badem? Senin burada ne işin var?” diye sordu Lila merakla.


Badem, “Sana bir mektup getirdim, Lila!” dedi. Lila zarfı aldı ve üzerindeki resmi görünce sevinçle zıpladı. “Bu çok önemli bir davetiyeydi, kaybettiğim için çok üzülmüştüm! Teşekkür ederim küçük postacı!” Badem, arkadaşının mutluluğunu görünce çok gururlandı.


Badem eve dönüş yolunda kendini çok hafif hissetti. Bir mesajı sahibine ulaştırmanın ne kadar önemli ve güzel bir sorumluluk olduğunu öğrenmişti. Artık o, ormanın sadece minik ayısı değil, aynı zamanda en güvenilir küçük postacısıydı.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.