Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Uyku vakti gelince Pati yıldızlı battaniyesine sarınır ve günün güzel anlarını düşünür. Rüyasında sihirli bir bahçede...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Evvel zaman içinde, Can adında çok iyi kalpli bir genç yaşarmış. Can'ın en yakın arkadaşı, konuşan, akıllı mı akıllı bir kediymiş. Birbirlerini çok severler, her şeyi paylaşırlarmış.


Bir gün kedi, "Sevgili Can," dedi. "Bana bir çift çizme ve küçük bir torba verirsen, ikimiz için de harika maceralara atılabiliriz!" Can, arkadaşına güvendi ve ona kırmızı, pırıl pırıl bir çift çizme yaptı.


Çizmeleri giyen kedi, şimdi tam bir oyun ustası olmuştu! Adını da Tekir koydular, çünkü çevik adımlarıyla herkesi şaşırtıyordu. Tekir, bahçeden parlak, turuncu bir havuç kopardı ve torbasına koydu.


Tekir, neşeyle yürüyerek Kral'ın sarayına gitti. Kral'ın önünde saygıyla eğildi ve "Kralım," dedi. "Sahibim Can, size bu lezzetli hediyeyi gönderdi."


Kral bu hediyeye çok sevindi. Yanında oturan kızı, iyi kalpli Prenses de bu akıllı kediyi ve onun nazik sahibini çok merak etti. "Ne kadar düşünceli bir sahip!" dedi Kral.


Tekir'in aklına yeni bir fikir geldi. Koşarak Can'ın yanına döndü. "Hadi nehir kenarına gidelim! Kral ve Prenses birazdan arabalarıyla oradan geçecekler."


Kraliyet arabası görününce, Tekir neşeyle bağırdı: "İmdat! Yardım edin! Sevgili sahibim Can'ın giysileri nehirde yüzüp gitti!"


İyi kalpli Kral hemen yardım etti ve Can'a en güzel giysilerden verdi. Can, Prenses'e teşekkür etti. Prenses, Can'ın nazik gülümsemesinden çok etkilendi.


Tekir, herkesten önce koşmaya başladı. Yolda, kimseyle hiçbir şeyini paylaşmayan, somurtkan bir sihirbazın şatosunu gördü. "İşte son planım için harika bir yer!" diye düşündü.


Tekir, sihirbazı buldu ve ona meydan okudu: "Çok güçlü olduğunu duydum ama eminim minicik bir arıya dönüşemezsin!" Böbürlenmeyi seven sihirbaz, "Vız vız vız! Elbette dönüşürüm!" dedi ve hemen küçük bir arı oldu.


Tekir, vızıldayan arıyı nazikçe şapkasının altına hapsetti. "Gördün mü?" dedi. "En büyük sihir, paylaşmak ve nazik olmaktır." Şapkadan çıkan sihirbaz, Tekir'e hak verdi ve artık iyi bir arkadaş olacağına söz verdi.


Kral ve Prenses şatoya vardığında, herkesin neşe içinde olduğunu gördü. Can ve Prenses en iyi arkadaş oldular. Hepsi birlikte, o güzel şatoda, zeki ve nazik Tekir sayesinde mutluluk içinde yaşadılar.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.