Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Nazlı, kitapların büyülü dünyasında kaybolmaya bayılırdı. Ama onun için en özel zaman, güneş batıp ay dede pencereden gülümsediğinde başlayan okuma saatleriydi. Yastığının altı ve yatağının kenarı her zaman yeni maceralara kapı açan kitaplarla doluydu.


Bir cumartesi sabahı Nazlı’nın aklına harika bir fikir geldi. Odasının köşesindeki boş duran küçük tahta rafı rengârenk boyadı. Burayı sadece uyku vaktinde okuyacağı kitaplara ayırmaya karar verdi. Artık onun da kendine ait bir “Uyku Öncesi Kitaplığı” vardı.


Nazlı, bu özel rafa sadece en sakin ve huzurlu hikâyeleri dizdi. İçinde devlerin gürültü yapmadığı, sadece pamuk şeker gibi bulutların üzerinde süzülen masallar ve rüzgârda fısıldayan ağaçların maceraları olan kısa kitaplar seçti.


Her gece pijama takımını giydikten sonra heyecanla rafın önüne giderdi. Parmaklarını kitap sırtlarında gezdirir, o gecenin rüyasına rehberlik edecek olan kitabı dikkatle seçerdi. Bu küçük seçim anı, onun için günün en keyifli anlarından biriydi.


Zamanla Nazlı bir şey fark etti: İçinde doğa manzaraları, sakin göller ve yumuşacık dostluklar olan hikâyeler onu bir tüy gibi hafifletiyordu. Bu kitaplar okurken kalp atışları yavaşlıyor, kendisini çok daha rahat hissediyordu.


Nazlı, yatmadan hemen önce tabletle oynamanın veya çizgi film izlemenin uykusunu kaçırdığını da keşfetti. Parlak ekranlar zihnini yoruyordu. Artık tabletini erkenden kapatıyor, onun yerine kitabının sayfalarına dokunmanın ve kağıt kokusunun tadını çıkarıyordu.


Bu harika keşfini annesi Arzu ile paylaştı. “Anne biliyor musun? Kitaplar uykumu yumuşacık bir battaniye gibi sarıyor,” dedi. Arzu Hanım, kızının bu farkındalığına çok sevindi ve ona sevgiyle sarılarak bu fikri destekledi.


O geceden itibaren babası Selim de bu rutine katıldı. Artık her akşam uyku vakti gelmeden önce hep birlikte oturuyorlar ve Nazlı’nın küçük kütüphanesinden seçilen bir hikâyeyi sırayla okuyorlardı. Evin içi huzur dolu bir okuma salonuna dönüşmüştü.


Nazlı, bu düzenli ve sakin hazırlık sayesinde artık yatağa yattığında zihninin çok daha durgun olduğunu hissediyordu. Gözlerini kapattığı an, okuduğu güzel cümleler zihninde renkli ve tatlı rüyalara dönüşerek onu derin bir uykuya daldırıyordu.


Ertesi gün okulda en yakın arkadaşı Kerem’e “Uyku Öncesi Kitaplığı”ndan bahsetti. “Eğer geceleri dalmakta zorlanıyorsan, sana yıldızlarla ilgili olan şu kitabımı ödünç verebilirim,” dedi. Kerem bu fikre çok heyecanlandı.


Öğretmenleri bu fikri o kadar beğendi ki sınıfta bir etkinlik başlattılar. Nazlı ve arkadaşı Selin, tahtaya “Sınıfın Gece Hikâyeleri Listesi”ni yazdılar. Her çocuk, uyumadan önce okumayı en sevdiği huzurlu kitabın adını listeye ekledi.


Nazlı için kitaplar artık yalnızca gündüz maceralarının heyecanı değil, güzel gecelerin de en sadık arkadaşıydı. Başucundaki lambasını kapatırken gülümsedi; kütüphanesi ona dünyanın en tatlı rüyalarını fısıldamaya hazırdı.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.