anasınıfı 4-6 Yaş Ücretsiz Çevrimiçi Oku (PDF Alternatifi)
0 / 0
Ses Seviyesi100%
0%100%
Yazı Boyutu18px
14px30px
Ses Seviyesi100%
0%100%
Ses kapalı (%0)
Kullanım İpuçları
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları
Sayfalar ve Gezinti
Sayfa Çevirme: Sayfaya tıklayarak veya klavyedeki Sol / Sağ yön tuşlarıyla sayfayı çevirebilirsiniz.
İlerleme Çubuğu: İstediğiniz sayfaya anında geçmek için kaydırıcıyı kullanın.
Tam Ekran: Odaklanmış okuma için tam ekran simgesine veya klavyeden F tuşuna basın.
Sesli Okuma ve Oynatma
Dinle: Sayfalardaki Dinle butonuyla seslendirmeyi başlatabilir veya duraklatabilirsiniz.
Otomatik Oynatma: Ses bittiğinde sonraki sayfaya otomatik geçilmesini sağlar.
Ses Kontrolü: Ses seviyesini ayarlayabilir veya sessiz moddan tek tıkla çıkabilirsiniz.
Görünüm ve Ayarlar
Yazı Boyutu: Metinleri 14px ile 30px arasında gözünüze uygun boyuta getirin.
3D Perspektif: Kitaba gerçek sayfa çevirme derinliği veren 3D modu açıp kapatın.
Sayfa Kilidi: Çocukların yanlışlıkla sayfa çevirmesini önlemek için kilidi kullanın.
Boyama Kitabı ve İndirme
Boyama Sayfaları: Palet butonuna basarak hikayenin çizimlerini boyama sayfasına çevirebilir, PDF veya görsel olarak indirebilir veya yazdırabilirsiniz.
Hikaye Kitap
Minik Tilki Tarçın ve Küçük Kardeş
Güneş, yemyeşil ağaçların arasından süzülerek ormanı altın rengine boyuyordu. Minik tilki Tarçın ve küçük kardeşi Bulut, yumuşak yosunların üzerinde neşeyle yürüyüşe çıkmışlardı. Orman, keşfedilmeyi bekleyen gizemlerle doluydu.
Bulut çok meraklı bir tilkiydi. Attığı her adımda yeni bir şey görüyor ve heyecanla duruyordu. Burnunu her çiçeğe uzatıyor, her yaprağı inceliyor ve durmadan ağabeyine sorular soruyordu.
Yolun kenarında parıldayan mavi bir çiçek gördüklerinde Bulut hemen durdu. “Ağabey, bu çiçek ne? Neden rengi gökyüzü gibi?” diye sordu. Tarçın gülümseyerek kardeşinin yanına yaklaştı.
Birkaç adım sonra Bulut, patikasının üzerinde duran pürüzsüz, gri bir taş buldu. Taşı eline alıp havaya kaldırdı. “Bu taş neden bu kadar yuvarlak?” diye sordu. Tarçın kardeşinin merakını çok seviyordu.
Tarçın, büyük bir sabırla kardeşinin sorularını yanıtladı. Çiçeklerin nasıl su içtiğini ve renklerinin nereden geldiğini anlattı. Birlikte eğilip çiçeklerin taç yapraklarındaki ince çizgileri incelediler.
“Taşlar ise dere sularında yuvarlandıkça böyle pürüzsüz olur,” dedi Tarçın. Sonra birlikte eğilip toprak altından ve otların arasından başka yuvarlak taşlar aramaya başladılar. Bulut bulduğu her yeni taşta daha çok seviniyordu.
Tam o sırada, Bulut'un burnunun ucundan kanatları desenli bir kelebek geçti. Bulut kelebeği görünce yerinde duramadı. “Bak! Uçan bir çiçek!” diye bağırarak heyecanla zıpladı.
Tarçın, kardeşinin omzuna patisini koydu. “Şşş, gel onu korkutmadan izleyelim,” dedi sessizce. İki kardeş, bir çiçeğin üzerine konan kelebeği uzaktan, nefeslerini tutarak büyük bir hayranlıkla seyrettiler.
Tarçın, küçük kardeşine bildiği her şeyi göstermenin ne kadar keyifli olduğunu fark etti. Bulut'un gözlerindeki o öğrenme sevinci, Tarçın'ın içini ısıtmıştı. Paylaşmanın ve öğretmenliğin ne kadar güzel bir duygu olduğunu keşfetti.
Güneş yavaş yavaş batmaya başlarken, gökyüzü turuncu ve pembe renklere büründü. İki kardeş, günün yorgunluğuyla ama kalplerindeki mutlulukla el ele tutuştular. Ormanın içindeki sıcak yuvalarına doğru birlikte yürüdüler.
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, ziyaret trafiğini analiz etmek ve Google Sinyalleri ile kişiselleştirilmiş hizmet sunabilmek amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik ve Çerez Politikası