Minik Panda Pati ve Küçük Düş
Uyku vakti gelince Pati yıldızlı battaniyesine sarınır ve günün güzel anlarını düşünür. Rüyasında sihirli bir bahçede...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Uzaklarda, bembeyaz karların ve masmavi buzların olduğu bir ülkede minik penguen Pofuduk yaşıyordu. Pofuduk bir sabah yürüyüşe çıktığında, karın üzerinde parlayan bir şeyler gördü. Bunlar pürüzsüz ve rengarenk doğa taşlarıydı.


“Ne kadar da güzeller!” diye düşündü Pofuduk. Taşları tek tek topladı ve onları düz, açık mavi bir buz kütlesinin üzerine taşımaya karar verdi. Taşları yan yana dizmek için sabırsızlanıyordu.


Pofuduk taşların arasından en parlak olanları seçti. Önce kırmızı, sonra sarı ve en son mavi taşları buzun üzerine dikkatlice yerleştirdi. Her bir taş, buzun üzerinde bir mücevher gibi parlıyordu.


Pofuduk son taşı da koyduğunda geri çekilip eserine baktı. Ortaya kuyruğu ve yüzgeçleri olan, kocaman, gülümseyen bir balık şekli çıkmıştı! Kendi yaptığı bu ilk şekil onu çok mutlu etti.


O sırada arkadaşı Mavi, Pofuduk’un yanına geldi. “Merhaba Pofuduk! Bu balık harika görünüyor,” dedi Mavi. “Ben de sana yardım edebilir miyim?” Pofuduk neşeyle, “Tabii ki!” diye cevap verdi.


Mavi hemen işe koyuldu. Getirdiği parlak altın sarısı taşları balığın tam yanına dizmeye başladı. Kısa süre sonra, balığın üzerinde parlayan beş köşeli, harika bir yıldız belirdi.


Pofuduk, arkadaşının yaptığı yıldızı çok sevmişti. “Şimdi sıra bende!” dedi ve pembe taşlarını alıp yıldızın diğer yanına kocaman, sevgi dolu bir kalp kondurdu. Buzun üzeri artık renklerle dolmaya başlamıştı.


İki arkadaş el ele vererek çalışmaya devam ettiler. Bir çiçek, bir güneş ve hatta küçük bir kar tanesi şekli daha yaptılar. Buz kütlesi adeta dev bir boyama kitabına dönüşmüştü.


Onların neşeyle çalıştığını gören diğer penguenler de merakla yanlarına geldi. Arkadaşları Çakıl, cebinde biriktirdiği mor ve yeşil taşları getirdi. “Benim de taşlarım var, ben de katılabilir miyim?” diye sordu.


Her gelen penguen kendi taşlarını ve kendi fikirlerini getirdi. Biri bir dalga ekledi, diğeri küçük bir bulut. Buzun üzerinde artık ucu bucağı görünmeyen, devasa ve rengarenk bir resim oluşmuştu.


Pofuduk arkadaşlarına baktı ve gülümsedi. “Tek başıma sadece bir balık yapabilmiştim,” dedi. “Ama hepimiz fikirlerimizi birleştirince resmimiz hayal ettiğimden çok daha güzel ve renkli oldu!”


Gün batarken gökyüzü pembe ve turuncuya boyandı. Bütün penguenler yan yana dizilip buzun üzerindeki bu muhteşem dostluk resmini seyrettiler. O akşam, kutup dünyasının en renkli ve en mutlu akşamıydı.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.