Pati, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah parkta gezintiye çıkmıştı. Renkli çiçeklerin ve yeşil çimenlerin arasın...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik Kedi Misket ve Kayıp Kurdele


Güneş, pencerden içeri süzülüp yumuşacık bir sabahı müjdeliyordu. Küçük kedi Misket uyandı, gerindi ve patileriyle boynunu yokladı. Ama bir terslik vardı. En sevdiği, parlak pembe kurdelesi yerinde değildi! Misket, kurdelesi olmadan kendini uykulu ve çıplak hissediyordu.


“Nereye gitmiş olabilir?” diye miyavladı Misket. Odasının her köşesine bakmaya karar verdi. Kuyruğunu dikti ve heyecanla etrafı taramaya başladı. Odası renkli yumaklar, minderler ve kitaplarla doluydu ama pembe kurdele hiçbir yerde görünmüyordu.


Misket, “Belki de oyuncaklarımın arasındadır,” diye düşündü. Hızla büyük, ahşap oyuncak kutusuna doğru koştu. Patileriyle kutunun kenarına tutundu ve içine doğru uzandı. Kutunun içi o kadar doluydu ki, neredeyse içine düşecekti.


Kutunun içinden küçük çıngıraklı toplar, pelüş fareler ve bir lastik ördek çıktı. Misket hepsini tek tek dışarı itti. Ancak kutunun dibine ulaştığında hayal kırıklığına uğradı. Pembe kurdele orada da yoktu.


“Peki ya yatağın altı?” dedi kendi kendine. Misket yere iyice yassılaştı ve göbeğinin üzerinde sürünerek mavi örtülü yatağın altına doğru süzüldü. Orası biraz karanlık ve gizemliydi.


Yatağın altında birkaç eski toz yumağı ve unutulmuş bir plastik kemik buldu. Tozlar burnuna kaçınca kocaman bir “Hapşuuu!” çekti. Ama ne yazık ki aradığı o yumuşak pembe kumaşı göremedi.


Misket yorulmuştu. Odanın ortasındaki küçük taburesine oturdu ve patisini çenesine koydu. “Sadece aramak yetmiyor,” diye düşündü. “Biraz durup hatırlamam lazım. Akıllı kediler önce düşünür!”


Misket gözlerini kapattı ve dünü hayal etti. Bahçede koşmuş, mamasını yemiş ve sonra... Evet! Büyük aynanın önünde kendi yansımasıyla oyun oynamıştı. Kendi kendine dans ederken kurdelesiyle ne kadar gurur duyduğunu hatırladı.


“Ayna!” diye bağırdı Misket. Hemen odanın köşesindeki boy aynasına doğru ilerledi. Aynanın hemen yanında büyük, yumuşak bir çalışma sandalyesi duruyordu. Kalbi heyecanla küt küt atıyordu.


Sandalyenin arkasına dolandı ve yere baktı. İşte oradaydı! Pembe kurdele, sandalyenin ayağına dolanmış, bir hazine gibi parlıyordu. Dün dans ederken sandalyeye çarpınca oraya düşmüş olmalıydı.


Misket kurdelesini dişleriyle kavrayıp dışarı çıkardı. Çok mutluydu. “Boş boş koşturmaktansa, sakince düşünmek ve hatırlamak her zaman daha iyiymiş,” dedi. Artık arama yapmanın en iyi yolunun hafızasını kullanmak olduğunu öğrenmişti.


Misket kurdelesini güzelce boynuna taktı. Tekrar aynanın önüne geçti ve kendine baktı. Pembe kurdelesi tüylerine çok yakışmıştı. Şimdi günün geri kalanına başlamak için tamamen hazırdı!








