anasınıfı 4-6 Yaş Ücretsiz Çevrimiçi Oku (PDF Alternatifi)
0 / 0
Ses Seviyesi100%
0%100%
Yazı Boyutu18px
14px30px
Ses Seviyesi100%
0%100%
Ses kapalı (%0)
Kullanım İpuçları
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları
Sayfalar ve Gezinti
Sayfa Çevirme: Sayfaya tıklayarak veya klavyedeki Sol / Sağ yön tuşlarıyla sayfayı çevirebilirsiniz.
İlerleme Çubuğu: İstediğiniz sayfaya anında geçmek için kaydırıcıyı kullanın.
Tam Ekran: Odaklanmış okuma için tam ekran simgesine veya klavyeden F tuşuna basın.
Sesli Okuma ve Oynatma
Dinle: Sayfalardaki Dinle butonuyla seslendirmeyi başlatabilir veya duraklatabilirsiniz.
Otomatik Oynatma: Ses bittiğinde sonraki sayfaya otomatik geçilmesini sağlar.
Ses Kontrolü: Ses seviyesini ayarlayabilir veya sessiz moddan tek tıkla çıkabilirsiniz.
Görünüm ve Ayarlar
Yazı Boyutu: Metinleri 14px ile 30px arasında gözünüze uygun boyuta getirin.
3D Perspektif: Kitaba gerçek sayfa çevirme derinliği veren 3D modu açıp kapatın.
Sayfa Kilidi: Çocukların yanlışlıkla sayfa çevirmesini önlemek için kilidi kullanın.
Boyama Kitabı ve İndirme
Boyama Sayfaları: Palet butonuna basarak hikayenin çizimlerini boyama sayfasına çevirebilir, PDF veya görsel olarak indirebilir veya yazdırabilirsiniz.
Hikaye Kitap
Minik Arı Balbalı ve Küçük Çiçek
Balbalı, her sabah olduğu gibi o gün de erkenden uyandı. Kanatlarını “vız vız” diye çırparak kovanından çıktı. Dev gibi parlayan ayçiçeklerinin ve kocaman kırmızı güllerin arasında neşeyle süzülmeye başladı. Ancak tam o sırada, çimenlerin derinliklerinde saklanan bir şey fark etti.
Balbalı aşağıya doğru süzüldü. Çimenlerin arasında, diğerlerinden çok daha farklı bir çiçek duruyordu. Bu çiçek, Balbalı'nın daha önce gördüğü tüm çiçeklerden çok daha küçüktü. O kadar ufaktı ki, sanki saklambaç oynuyordu.
“Merhaba minik dostum!” dedi Balbalı. Yavaşça alçaldı ve o narin, incecik yaprakların üzerine yumuşacık bir iniş yaptı. Çiçek o kadar hafifti ki, Balbalı üzerine konunca hafifçe sallandı.
Balbalı çiçeğin tam ortasına baktığında büyülenmiş gibi kaldı. Çiçeğin göbeğinde, kristal bir küre gibi parlayan küçücük bir su damlası duruyordu. Gece yağan yağmurdan ya da sabah çiğinden kalmış olmalıydı.
Balbalı, bu minik su damlasını dikkatlice incelemeye başladı. Damlanın içinde gökyüzünü, bulutları ve hatta kendi yansımasını görebiliyordu. “Ne kadar da ilginç,” diye düşündü, “bu kadar küçük bir damlanın içinde koca bir dünya var!”
Tam o anda bulutların arasından parlak bir güneş ışığı süzüldü. Işık, doğrudan minik çiçeğin ve üzerindeki su damlasının üzerine vurdu. Çayır bir anda altın sarısı bir renge büründü.
Güneş ışığıyla birlikte minik çiçek bir elmas gibi parlamaya başladı. Su damlası gökkuşağının tüm renklerini etrafa saçıyordu. Balbalı, daha önce hiçbir büyük çiçeğin bu kadar güzel parladığını görmemişti.
Balbalı bu güzelliği tek başına izlemek istemedi. “Hey, buraya gelin!” diye seslendi. Çok geçmeden arkadaşı Petek uçarak yanına geldi. Petek, gördüğü manzara karşısında hayretler içinde kaldı.
Diğer arkadaşı Polen de pırıltıyı fark edip yanlarına geldi. Şimdi hepsi bu minicik çiçeğin etrafında toplanmıştı. Çiçeğin yaydığı ışık ve üzerindeki damlanın zarafeti hepsini büyülemişti.
Balbalı arkadaşlarına dönerek gülümseyerek konuştu: “Gördünüz mü? Bir şeyin güzel olması için ille de kocaman olması gerekmiyor. Bazen en büyük güzellikler, en küçük detaylarda gizlidir.”
Arı dostlar o gün boyunca çayırda birlikte vakit geçirdiler. Farklı büyüklükteki her çiçeği tek tek incelediler. Kocaman papatyaları da, orta boy gelincikleri de ve o eşsiz minik mavi çiçeği de çok sevdiler.
Akşam olup güneş batarken Balbalı kovana dönme vaktinin geldiğini anladı. Havalanırken minik mavi çiçeğe dönüp el salladı. “Yarın yine görüşürüz küçük dostum!” dedi ve gökyüzünde süzülerek gözden kayboldu.
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, ziyaret trafiğini analiz etmek ve Google Sinyalleri ile kişiselleştirilmiş hizmet sunabilmek amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik ve Çerez Politikası