Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Eren, okulun son gününde öğretmeni Bayan Nilay'ın yanına gitti. Bayan Nilay ona gülümseyerek özel bir ödev verdi: “Eren, bu hafta senin görevin bir enerji tasarrufu projesi hazırlamak. Okulumuzu daha çevreci yapabilir misin?” dedi. Eren, heyecanla parlayan gözleriyle öğretmenine baktı. Bu harika bir görevdi! Artık o, sıradan bir öğrenci değil, gizli bir görevdeki bir dedektifti.


Eren, teneffüste en yakın arkadaşı Selin’i buldu ve ona büyük planından bahsetti. “Selin, bir ekip kurmalıyız! Okulun her köşesinde boşa harcanan enerjiyi bulacağız,” dedi. Selin, elindeki defterini havaya kaldırarak, “Ben hazırım! Kayıt tutmak benim işim,” diye yanıtladı. Birlikte, okulun enerji dedektifleri olmak için ilk adımlarını attılar.


Ekibin bir diğer üyesi Arda da onlara katıldı. Üç arkadaş, ellerinde büyüteçleri olmasa da keskin gözleriyle koridorlarda dolaşmaya başladılar. Eren ve Arda, sınıfların kapı aralıklarından içeri sızan ışıkları kontrol ediyorlardı. “Bak!” dedi Eren, koridorun sonundaki boş bir odayı işaret ederek. Gizli operasyon resmen başlamıştı.


Boş bir sınıfa girdiklerinde, içeride kimse olmamasına rağmen tüm lambaların yandığını gördüler. Eren hemen duvardaki düğmeye uzandı. Selin ise defterine not aldı: “3. sınıf, saat 10:15, ışıklar açık unutulmuş.” Eren, “Buna bir çözüm bulmalıyız, sadece ışıkları kapatmak yetmez, herkese hatırlatmalıyız,” dedi.


Öğle arasında Selin ve Arda, görsel sanatlar atölyesinde masanın başına oturdular. Rengarenk kartonlar, yapıştırıcılar ve boya kalemleriyle “hatırlatma kartları” hazırlamaya başladılar. Arda, üzerine büyük bir ampul resmi çizdiği karta “Çıkarken ışığı kapatmayı unutma!” yazdı. Kartlar o kadar parlaktı ki kimsenin onları görmemesi imkansızdı.


Eren ve Arda, bilgisayar laboratuvarına gittiklerinde bazı bilgisayarların ekranlarının açık olduğunu fark ettiler. Eren, “Bilgisayarları sadece uyku moduna almak yetmez, tamamen kapatmak çok daha fazla enerji tasarrufu sağlar,” diye açıkladı. Arda, arkadaşının bu bilgisinden çok etkilenmişti. Birlikte her bir bilgisayarı tek tek kontrol edip düğmelerine bastılar.


Bir hafta boyunca Eren ve Selin her sabah ve her çıkışta okulu denetlediler. Hazırladıkları kartları her sınıfa ve laboratuvara asmışlardı. Hafta sonuna yaklaştıklarında harika bir şey fark ettiler: Artık boş sınıfların ışıkları kapalıydı! Selin gülümseyerek, “Bak Eren, herkes alışmaya başladı, başardık!” dedi.


Projesini tamamlamadan önce Eren, Bayan Nilay ile birlikte kütüphanede enerji tasarrufunun dünyaya etkilerini araştırdı. Tasarruf edilen her watt enerjinin, kutup ayılarının evlerini koruduğunu ve daha fazla ağacın nefes almasını sağladığını öğrendi. Eren, “Küçük bir düğme, koca bir dünyayı kurtarabilir,” diye düşündü.


Sunum günü geldiğinde Eren, kürsüye çıktı. Arkasında Arda, hazırladıkları devasa “Enerji Dedektifleri Raporu” posterini tutuyordu. Eren tüm sınıfa, bir hafta içinde ne kadar çok elektriği kurtardıklarını anlattı. Tüm arkadaşları onu alkışlıyordu; çünkü artık hepsi birer enerji dedektifi olmak istiyordu.


Eve döndüğünde Eren, odasından çıkarken arkasına baktı ve elini refleks olarak ışık düğmesine götürdü. “Tık!” sesiyle oda karanlığa büründü. Artık bu onun için bir ödev değil, bir alışkanlıktı. Eren gülümsedi; küçük elleriyle dünyayı korumaya devam edecekti.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.