Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları
Sayfalar ve Gezinti
Sayfa Çevirme: Sayfaya tıklayarak veya klavyedeki Sol / Sağ yön tuşlarıyla sayfayı çevirebilirsiniz.
İlerleme Çubuğu: İstediğiniz sayfaya anında geçmek için kaydırıcıyı kullanın.
Tam Ekran: Odaklanmış okuma için tam ekran simgesine veya klavyeden F tuşuna basın.
Sesli Okuma ve Oynatma
Dinle: Sayfalardaki Dinle butonuyla seslendirmeyi başlatabilir veya duraklatabilirsiniz.
Otomatik Oynatma: Ses bittiğinde sonraki sayfaya otomatik geçilmesini sağlar.
Ses Kontrolü: Ses seviyesini ayarlayabilir veya sessiz moddan tek tıkla çıkabilirsiniz.
Görünüm ve Ayarlar
Yazı Boyutu: Metinleri 14px ile 30px arasında gözünüze uygun boyuta getirin.
3D Perspektif: Kitaba gerçek sayfa çevirme derinliği veren 3D modu açıp kapatın.
Sayfa Kilidi: Çocukların yanlışlıkla sayfa çevirmesini önlemek için kilidi kullanın.
Boyama Kitabı ve İndirme
Boyama Sayfaları: Palet butonuna basarak hikayenin çizimlerini boyama sayfasına çevirebilir, PDF veya görsel olarak indirebilir veya yazdırabilirsiniz.
Hikaye Kitap
Ay Işığı Treni
Elif geceleri uyumadan önce yıldızları izlemeyi çok severdi. Bir gece penceresinin dışında uzaklardan gelen garip bir tren düdüğü duydu. Kasabalarında yıllardır çalışan hiçbir tren hattı yoktu.
Merakına yenilen Elif montunu giyip sessiz sokaklardan ilerledi. Sislerin arasından eski taş istasyonun silueti ortaya çıktı. İstasyonda yalnızca solgun ay ışıkları vardı.
Peronda siyah bir tren duruyordu. Vagonların kenarlarında gümüş renkli yıldız desenleri parlıyordu. Tam o anda beyaz tüylü küçük bir kedi Elif’in ayaklarının yanına geldi.
Elif kediyi takip ederek trene yaklaştı. Kapı yavaşça açıldı ve içeriden sıcak altın ışık yayıldı. İçeride uzun gümüş sakallı yaşlı bir adam oturuyordu.
“Ay Işığı Treni’ne hoş geldin,” dedi yaşlı adam gülümseyerek. “Ben Biletçi Dede.” Elif şaşkınlıkla etrafına baktı. Vagondaki pencerelerde yıldızlar hareket ediyor gibiydi.
O sırada Elif’in arkadaşı Kaan nefes nefese istasyona ulaştı. Elif’in peşinden gelmişti çünkü onun tek başına gece dışarı çıkmasından endişelenmişti.
Tren sessizce hareket etmeye başladı. Camların dışındaki dünya değişiyor, ormanların üzerinden mavi ışıklar akıyordu. Luna adlı beyaz kedi sessizce koltukların arasında dolaşıyordu.
Bir süre sonra tren karanlık bir tünele girdi. Tünelin içindeki gölgeler hareket ediyor gibiydi. Kaan korkuyla Elif’e baktı ama Elif dikkatlice ilerlemeye devam etti.
Luna aniden miyavladı ve pencereye sıçradı. Uzakta gökyüzünde altın ışıklarla parlayan dev bir şehir görünüyordu. Şehir sanki bulutların üzerinde yüzüyordu.
Biletçi Dede sessizce ayağa kalktı. “Burası kaybolmuş hayallerin şehridir,” dedi yumuşak bir sesle. “Buraya yalnızca gerçekten merak edenler ulaşabilir.”
Tren yavaşça durduğunda Elif ve Kaan pencereden dışarı baktı. Şehrin sokaklarında uçan ışıklar, gökyüzüne uzanan kuleler ve yıldız gibi parlayan köprüler vardı.
Sabah olduğunda Elif yatağında uyandı. Her şey bir rüya gibi görünüyordu. Ama pencerenin kenarında küçük bir gümüş tren bileti duruyordu ve Luna’nın beyaz tüylerinden biri ay ışığında parlıyordu.
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, ziyaret trafiğini analiz etmek ve Google Sinyalleri ile kişiselleştirilmiş hizmet sunabilmek amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik ve Çerez Politikası