Arda, başkalarının dünyasını anlamayı yani empati kurmayı öğrenir.
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Yavaş Kaplumbağa ve Hızlı Kuş


Rengârenk bir ormanın kenarında Selim adında bir kaplumbağa yaşardı. Selim hayatta asla acele etmezdi çünkü dünyanın koşarak geçilemeyecek kadar güzel olduğuna inanıyordu. Her sabah çiçek yapraklarının üzerinde dans eden minik uğur böceklerini yavaşça izlerdi.


Ağaçların çok yukarısında Deniz adında hızlı bir kuş yaşardı. Gökyüzünde şimşek gibi uçar ve ormandaki her bulutu mümkün olduğunca hızlı keşfederdi.


Güneşli bir sabah Deniz, serin su içmek için parıldayan bir göletin yanına kondu. Orada kıyı boyunca yavaşça yürüyen Selim’i fark etti ve ormanda ne kadar hızlı yol alabildiğini gururla anlattı.


Deniz, Büyük Dağ’ın zirvesinde yetişen efsanevi Güneş Meyveleri’nden söz etmeye başladı. Bu büyülü meyveler çok lezzetliydi ama Deniz’in tek başına taşıyamayacağı kadar ağırdı. Selim nazikçe birlikte yolculuk etmeyi önerdi.


Maceraları hemen başladı. Deniz yolu keşfetmek için önden uçarken Selim sessiz orman patikalarında kararlı adımlarla onu takip etti.


Yolculuk sırasında Selim, Deniz’in fark etmediği ayrıntıları gördü. Dev yeşil yaprakların altında saklanan tatlı kırmızı çilekler vardı ve arkadaşlar sulu atıştırmalığı paylaşırken mutlu bir şekilde dinlendiler.


Çok geçmeden dönen sularla dolu gürültülü bir nehre ulaştılar. Deniz hızla karşıya uçtu, Selim ise cesurca akıntıya girip dikkatlice yüzerek coşkun suları geçti.


Deniz karşı kıyıdan endişeyle izlerken Selim tehlikeli suları geçti. Selim sonunda güvenle çimlere çıktığında Deniz cesur arkadaşını heyecanla övdü.


Büyük Dağ’a tırmanırken kalın dikenli çalılar yollarını kapattı. Selim geçmeye çalıştı ama geniş kabuğu keskin dalların arasına sıkıştı.


Deniz pes etmeyi reddetti. Ağaçların arasında hızla uçarken rengârenk kır çiçeklerinin arkasındaki dar gizli yolu keşfetti ve Selim’i dikenlerin etrafından güvenle geçirdi.


Sonunda dağın zirvesine ulaştılar ve yalnız bir ağacın dalında parlayan altın renkli bir Güneş Meyvesi gördüler. Deniz ağır meyveyi dikkatlice kaldırıp Selim’in güçlü kabuğunun üzerine güvenle yerleştirdi.


Akşam gökyüzü şeftali ve mor renklere dönerken Selim ve Deniz büyülü Güneş Meyvesi’ni birlikte paylaştılar. Deniz’in hızıyla Selim’in sabrının onları mükemmel bir ekip ve daha da iyi dostlar yaptığını anladılar.



