Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Selin, hafta sonunu Büyükannesi Müzeyyen'in eski eşyalarla dolu evinde geçirmeyi çok severdi. Tavan arasındaki tozlu sandıkların arasında dolaşırken, köşede parlayan gümüş bir kutu dikkatini çekti. Bu, üzerinde ince işlemeler olan küçük bir kutuydu. Selin merakla kutunun kapağını araladı.


Kutunun kapağı açılır açılmaz oda huzur dolu bir melodiyle doldu. Büyükannesi Müzeyyen odaya girdi ve gülümseyerek Selin'in yanına oturdu. “Bu müzik kutusu bana gençliğimden bir hatıra,” dedi. Selin, kutunun içindeki minik parçaların nasıl bu kadar güzel bir ses çıkardığını anlamaya çalışıyordu.


Selin, kutunun içine daha yakından baktı. Ortada dönen metal bir silindir ve ona değen minik, tarak benzeri metal teller vardı. Silindirin üzerindeki küçücük çıkıntılar tellere çarptıkça notalar oluşuyordu. “Tıpkı bir piyano gibi!” diye düşündü Selin. Mekanizmanın çalışma prensibi onu büyülemişti.


Müzeyyen, Selin'e parçaların isimlerini öğretti. “Bu silindir döndükçe, üzerindeki her bir nokta farklı bir tele değer,” diye açıkladı. Selin, bu basit ama dâhiyane düzeneğe bakarken kendi kendine, “Ben de kendi müzik kutumu yapabilirim!” dedi. Büyükannesi onun bu hevesine destek vererek sırtını sıvazladı.


Selin eve döner dönmez işe koyuldu. Masasının üzerine kartonlar, boş bir rulo, plastik çubuklar ve yapıştırıcılar dizdi. Kendi silindirini oluşturmak için karton ruloyu kullanacaktı. Notları oluşturmak için ise rulonun üzerine küçük delikler açıp plastik parçalar yerleştirmeyi planlıyordu.


İlk denemesi beklediği gibi gitmedi. Plastik parçalar tellere değmiyor, rulo ise sallanıyordu. Selin kutuyu çevirdiğinde sadece “tak-tuk” sesleri geliyordu. Bir an için hayal kırıklığına uğradı ve arkasına yaslanıp yaptığı şeye baktı. Bir şeyler yanlıştı ama pes etmeye niyeti yoktu.


Selin, büyükannesinin müzik kutusundaki o düzeni hatırladı. “Parçaların mesafesi çok önemli!” diye mırıldandı. Cetvelini aldı ve bu kez plastik parçaları daha dikkatli, tam hizalı bir şekilde yerleştirmeye başladı. Metal cetvelin ucunu ses çıkarması için kutunun kenarına sabitledi.


Saatler süren uğraşın sonunda Selin'in müzik kutusu hazırdı. Karton ruloyu yavaşça çevirmeye başladı. İlk başta bir cızırtı duyuldu, ardından plastik parçalar metal cetvele çarptı ve ortaya basit ama net bir melodi çıktı: “Do-Re-Mi!” Selin sevinçle havaya sıçradı. Başarmıştı!


Selin, kendi yaptığı kutuyu renkli boyalarla süsledi ve üzerine büyükannesiyle kendisinin bir resmini çizdi. Bu sadece bir fen projesi değil, aynı zamanda büyükannesinden öğrendiği o güzel anının bir parçasıydı. Eski eşyaların içindeki o gizli dünyayı keşfetmek Selin'e sabırlı olmayı öğretmişti.


Ertesi gün Selin, büyükannesi Müzeyyen'in yanına koştu. Hazırladığı kutuyu ona uzattı. Müzeyyen kolu çevirdiğinde duyduğu melodiyle gözleri parladı. “Bu hayatımda aldığım en değerli melodi,” dedi. Selin, büyükannesine sarıldı; artık ikisinin de kendine has, ortak bir müziği vardı.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.