Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Arda’nın odası sıradan bir çocuk odası değil, küçük bir atölyeydi. Kırık robotlar, yerinden çıkmış tekerlekler ve pillerle dolu masasında saatlerce vakit geçirirdi. Arda için bozulan her şey, keşfedilmeyi bekleyen bir gizem demekti. Elindeki tornavidayla eski oyuncakları hayata döndürmeye bayılırdı.


Bir gün okulda öğretmeni “yenilenebilir enerji” konusunu anlattı. Güneşin bitmek bilmeyen gücüyle makineleri çalıştırabilmek Arda’yı çok heyecanlandırdı. Eve koşar koşmaz aklında tek bir fikir vardı: Güneş enerjisiyle çalışan kendi arabasını yapmak! Bu, onun en büyük projesi olacaktı.


Arda hemen işe koyuldu. Eski bir oyuncak kamyonun şasisini kullandı, üzerine küçük bir güneş paneli monte etti ve kabloları titizlikle bağladı. Parmakları yapıştırıcı ve boya içinde kalsa da yüzündeki gülümseme hiç eksilmedi. Her parçayı yerine takarken arabanın hızla gidişini hayal ediyordu.


Hazırlıklar bitince Arda arabayı masanın üzerine koydu. “Haydi bakalım dostum, göster kendini!” dedi. Ancak araba kıpırdamadı bile! Arda motorun sesini duymayı beklerken oda derin bir sessizliğe büründü. Büyük bir heyecanla kurduğu düzenek çalışmamıştı.


Ama Arda pes etmedi. “Nerede yanlış yapmış olabilirim?” diye düşündü. Mühendislerin yaptığı gibi büyük bir defter açtı. “Deneme 1: Tekerlekler dönmüyor, enerji motora ulaşmıyor olabilir,” diye notlar aldı. Hatalarını yazmak, ona bir sonraki adım için cesaret veriyordu.


Ertesi gün en yakın arkadaşı İpek yardıma geldi. İpek, elektronik devreler ve tasarım konusunda çok dikkatliydi. “Belki de kablo bağlantılarını daha sıkı yapmalıyız Arda,” dedi. İkili, omuz omuza verip projeyi baştan sona yeniden incelemeye başladılar.


Kabloları yenilediler, tekerlekleri yağladılar ve her şeyi tekrar kontrol ettiler. İpek, “Şimdi deneme zamanı!” diyerek heyecanla gülümsedi. Araba bu sefer hafifçe titredi, bir iki santim ileriye doğru atıldı ve sonra “puf” diye tekrar durdu.


“Buldum!” diye bağırdı Arda aniden. “Odamız çok karanlık! Güneş panelinin çalışması için gerçek ve güçlü bir güneş ışığına ihtiyacımız var.” İpek parmağıyla pencereyi işaret etti: “Dışarıdaki bahçe tam aradığımız yer, orası pırıl pırıl!”


Bahçeye çıktıklarında güneş gökyüzünde ışıl ışıl parlıyordu. Arda arabayı düzgün bir zemine bıraktı. Güneş ışığı mavi panele değer değmez, küçük motor neşeyle vınlamaya başladı. Araba hızla taş yolun üzerinde ilerlemeye başladı!


Arda ve İpek, projelerini okula götürdüler. Sınıfın ortasında, güneş gören bir masanın üzerinde sunum yaptılar. Arda, arkadaşlarına güneş enerjisinin nasıl çalıştığını ve karşılaştıkları zorlukları anlattı. Herkes hayranlıkla küçük arabanın pencere önündeki hareketini izledi.


Öğretmeni Arda’yı ve İpek'i tebrik etti. Arda arkadaşlarına dönüp şöyle dedi: “En önemli şey arabanın hemen yürümesi değilmiş. Hata yapmaktan korkmamayı ve her yanlışın bizi doğruya bir adım daha yaklaştırdığını öğrendim.”


Artık Arda’nın masasında sadece çalışan bir araba değil, yeni projelerin taslakları da vardı. İpek ile birlikte şimdi de rüzgar enerjisiyle çalışan bir gemi hayal ediyorlardı. Çünkü bir mucit için hatalar, başarıya giden yolun en renkli taşlarıydı!



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.