Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Güneşli bir sabah vaktiydi. Ela, sahil boyunca neşeyle yürürken kumların arasında bir şeylerin parladığını fark etti. Yaklaştığında bunların istiridye kabuğu değil, renkli plastik parçaları olduğunu gördü. Mavi denizin kıyısındaki bu kirlilik onu çok şaşırttı.


O sırada yanına arkadaşı Doruk geldi. Ela ona avucundaki plastikleri gösterdi. “Bak Doruk, kumlar bu çöplerle dolmuş,” dedi üzülerek. Doruk da eğilip kuma baktı. İki arkadaş, bu güzel sahili temizlemek için bir şeyler yapmaları gerektiğini anladılar.


Çocuklar hemen öğretmenleri Melis Hanım'ın yanına koştular. Melis Hanım onları dikkatle dinledi ve çok sevindi. “Harika bir fikir! Ama önce güvenli bir plan yapmalıyız,” dedi. Melis Hanım onlara eldivenler ve çöpleri toplamak için uzun tutacaklar hazırladı.


Temizlik günü gelmişti! Ela ve Doruk, parlak sarı eldivenlerini takıp işe koyuldular. Ellerindeki tutacaklarla kumların arasındaki her bir çöpü özenle topladılar. Sahil yavaş yavaş eski güzelliğine kavuşuyordu.


Toplanan çöplerin hepsini aynı yere atmadılar. Melis Hanım ve Doruk, atıkları türlerine göre ayırmaya başladılar. Doruk, kağıtların, camların ve plastiklerin farklı kutulara girmesi gerektiğini Melis Hanım'dan öğrendi.


“Bunlar çöp değil, aslında birer hazine!” dedi Ela heyecanla. Doruk ile birlikte plastiklerin üzerindeki geri dönüşüm sembollerini incelediler. Bazı atıkların fabrikalara gidip yeni eşyalara dönüşebileceğini öğrenmek onları çok mutlu etti.


Birkaç saat sonra sahil pırıl pırıl olmuştu. Ela ve Doruk, el ele verip tertemiz kumsala baktılar. Artık ne bir plastik parçası ne de bir kağıt kalmıştı. Sahil, güneşin altında her zamankinden daha çok parlıyordu.


Eve dönünce Ela'nın aklında bir soru vardı: “Peki ya bu plastikler denize gitseydi ne olurdu?” Bilgisayarının başına geçti ve deniz canlılarını araştırmaya başladı. Kaplumbağaların ve balıkların plastikleri yiyecek sanıp zarar görebileceğini öğrenince gözleri doldu.


Ertesi gün Ela, okulda arkadaşlarına ve öğretmeni Melis Hanım'a denizleri korumak hakkında bir sunum yaptı. Hazırladığı renkli afişte “Denizler Bizim Evimiz” yazıyordu. Melis Hanım, Ela'nın bu duyarlılığıyla gurur duydu.


Ela'nın sunumundan sonra sınıftaki herkes deniz koruyucusu olmak istedi. Doruk ve Kaan, sahilde hiç çöp bırakmamak için kendi önerilerini yazdıkları renkli kartlar hazırladılar. “Kendi mataranı kullan!” ve “Çöpünü asla bırakma!” yazıları her yeri süsledi.


Akşamüstü Ela tekrar sahile gitti. Şimdi denize bakarken sadece dalgaları değil, onu korumanın ne kadar önemli olduğunu düşünüyordu. Temiz bir sahil sadece güzel görünmekle kalmıyor, tüm deniz canlıları için de güvenli bir yuva oluyordu. Ela, artık gerçek bir deniz koruyucusuydu.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.