Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Güneşli bir Salı sabahıydı. Sınıfın penceresinden giren parlak ışıklar Derya’nın masasına düşüyordu. Derya, yan sırasında oturan Kerem’e dönerek heyecanla fısıldadı: “Neden biz de kütüphanedeki kitaplar gibi kendi hikâyemizi yazmıyoruz?” Kerem’in gözleri parladı, bu fikir tam ona göreydi.


Teneffüs zili çaldığında Derya ve Mina bahçedeki büyük çınar ağacının altına koştular. Derya, “Herkes hikâyenin farklı bir bölümünü yazarsa harika bir kitabımız olur!” dedi. Mina bu fikri çok sevdi ve elindeki renkli tebeşirle yere kocaman bir kitap taslağı çizmeye başladı.


Kerem ve Mina, sınıftaki büyük yazı tahtasının önüne geçtiler. Hikâyenin kahramanlarını hayal etmeye başladılar. Kerem, “Kahramanımız çok cesur olmalı!” derken, Mina “Ve çok yardımsever!” diye ekledi. Tahtaya neşeli karakterler ve macera rotaları çizerek olayların sırasını planladılar.


Yazma vakti geldiğinde Derya sırasına oturdu. Pencereden gelen kuş sesleri eşliğinde hikâyenin başlangıcını yazmaya başladı. “Bir varmış, bir yokmuş...” diye başlayan satırlarda, kahramanların tanıştığı o gizemli ve rengarenk ormanı anlatıyordu. Kalemi kâğıdın üzerinde adeta dans ediyordu.


Sınıfın diğer köşesinde Kerem, macera dolu orta bölümü yazmakla meşguldü. Kendi yazdıklarını okurken öyle heyecanlanıyordu ki, bazen yerinden kalkıp havaya yumruk atıyordu. “İşte burada dev bir fırtına çıkıyor ve kahramanlar rotalarını kaybediyorlar!” diye düşündü coşkuyla.


Mina ise hikâyenin sonunu hazırlıyordu. O, her zaman mutlu sonları severdi. Kahramanların birbirine yardım ederek zorlukları aştığı ve sonunda yıldızların altında kutlama yaptıkları huzurlu bir final yazdı. Yazısını bitirdiğinde üzerine küçük kalpler ve yıldızlar çizdi.


Öğleden sonra üç arkadaş bölümleri birleştirmek için buluştular. Ancak kâğıtları yan yana koyduklarında bir sorun fark ettiler. Derya ve Kerem kağıtlara bakıp şaşkınlıkla birbirlerine döndüler. Derya’nın bıraktığı yerden Kerem’in macerasına geçiş çok ani olmuştu; orman bir anda sebepsiz yere fırtınaya teslim oluyordu!


“Hadi, pes etmeyelim!” dedi Derya. Mina ile birlikte eğilip hikâyeyi yeniden düzenlemeye başladılar. Aradaki boşlukları doldurmak için yeni cümleler eklediler, bazı kısımları değiştirdiler. Birlikte çalışırken hikâye çok daha akıcı ve heyecan verici bir hal almaya başladı.


Sonunda kitap tam istedikleri gibi oldu. Kerem ve Mina, kendi elleriyle hazırladıkları parlak kapağa baktılar. Kitabın içinde Kerem’in fırtınalı macerası, Mina’nın yıldızlı finali ve Derya’nın büyülü girişi harika bir uyumla birleşmişti. Her sayfa, hepsinin ortak emeğini yansıtıyordu.


Selin Hanım, öğrencilerin bu harika iş birliğini görünce çok mutlu oldu. Derya ile birlikte kitabı sınıf kütüphanesinin en ön sırasına yerleştirdiler. Derya, arkadaşlarıyla birlikte yazdığı bu kitabın, tek başına yazacağından çok daha zengin olduğunu fark etti. İş birliği yapmak, hayalleri birleştirmek demekti.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.