Mercan ve Küçük Deniz Kabukları
Mercan, güneşin pırıl pırıl parladığı bir sabah kumsalda yürürken ayağının dibinde parlayan değişik şekillerde deniz ...
Aramaya başlamak için yukarıdaki kutuya yazın
Okuma deneyiminizi zenginleştirecek özellikler ve ipuçları


Defne, odasındaki yumuşak halısına uzanıp devasa atlasındaki renkli sayfalara bakmaya bayılırdı. Onun için her çizgi yeni bir macera, her renk keşfedilmeyi bekleyen uzak bir ülkeydi. Haritaların içindeki o gizemli dünyada kaybolmak, Defne'nin en sevdiği oyun haline gelmişti.


Okulun ilk haftasında Defne, bu tutkusunu arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verdi. Teneffüste en yakın arkadaşı Kerem’in yanına giderek heyecanla fikrini anlattı. “Birlikte bir kulüp kuralım mı? Adı Küçük Harita Kulübü olsun!” dedi. Kerem bu fikre bayılmıştı.


Kulübün ilk resmi toplantısı kütüphanede yapıldı. Defne ve diğer arkadaşı Selin, ellerine büyük beyaz kağıtlar ve çeşit çeşit renkli kalemler aldılar. İlk görevleri olarak okulun bir krokisini çizmeye karar verdiler. Koridorların uzunluğunu adımlarıyla ölçerek işe başladılar.


Harita yavaş yavaş şekilleniyordu. Kerem ve Selin, okulun en sevilen yerlerini işaretlemek için görev paylaşımı yaptılar. Sınıfların olduğu yere küçük defter ikonları, bahçeye minik yeşil ağaçlar ve spor alanına ise turuncu bir basketbol topu sembolü yerleştirdiler.


Okulun haritası bitince sıra daha büyük bir göreve geldi. Çocuklar okulun dışına çıkıp mahallelerinin haritasını hazırlamaya başladılar. Defne ve Kerem, ellerinde not defterleriyle sokağa çıktılar. Hangi sokağın nereye çıktığını, hangi köşede fırın olduğunu dikkatlice incelediler.


Yolların yönlerini belirlemek en eğlenceli kısımdı. Defne ve Selin, harita üzerine küçük kırmızı ve mavi oklar çizerek trafiğin ve yayaların hangi yöne gitmesi gerektiğini gösterdiler. “Burası ana cadde, burası ise bizim sessiz çıkmaz sokağımız,” diyerek her ayrıntıyı not ettiler.


Haritayı daha anlaşılır kılmak için Kerem ve Selin yeni semboller icat ettiler. Ekmek kokulu fırın için minik bir somun ekmek, kütüphane için açık bir kitap ve park için küçük bir kaydırak çizdiler. Harita artık sadece çizgilerden değil, yaşayan bir şehirden oluşuyordu.


Nihayet mahalle haritası tamamlanmıştı. Defne ve Kerem, haritanın başına geçip bir test yapmaya karar verdiler. “Bakalım, okulumuzdan Selin’in evine giden en kısa ve en güvenli yolu bulabilecek miyiz?” diye sordular. Parmaklarını çizgilerin üzerinde gezdirmeye başladılar.


Haritayı incelerken şaşırtıcı bir şey fark ettiler. Defne, “Bak Selin, senin evine gitmek için sadece bir yol yokmuş!” dedi. Selin de başka bir rotayı işaret ederek, “Evet, parkın içinden geçen yol daha uzun ama çiçeklerin arasından yürümek daha keyifli,” diye ekledi.


Defne o gün önemli bir şey öğrendi. Haritalar sadece yerleri göstermekle kalmıyor, aynı zamanda insanın düşünmesini ve plan yapmasını da kolaylaştırıyordu. Elindeki pusulaya ve önündeki haritaya bakarken, kendini gerçek bir kaşif gibi hissetti. Gelecekte gitmek istediği tüm yolları hayal etti.


Küçük Harita Kulübü durmaya niyetli değildi. Kerem ve Selin, şimdi de hayali bir hazine adasının haritasını yapmaya başlamışlardı. “Buraya dev bir ahtapot çizelim, buraya da gizli bir mağara!” diyerek hayal güçlerini kağıda dökmeye devam ettiler.


Defne'nin odasında artık özel bir yer vardı. Odanın bir köşesi dünyanın farklı yerlerini, yıldızları ve kendi çizdikleri mahalle haritalarını gösteren haritalarla donatılmıştı. Defne her gece uyumadan önce bu köşeye bakıyor ve haritaların onu götüreceği yeni maceraları hayal ediyordu.



Aşağıdaki link ve iframe kodunu kullanarak kitabı sitene ekleyebilirsin.