# Minik Su Samuru Çık Çık ve Şarkılı Göl

> Bir zamanlar, ormanın kalbinde pırıl pırıl parlayan, turkuaz renkli bir göl vardı. Bu gölde minik su samuru Çık Çık yaşardı. Bir sabah Çık Çık, suyun üzerinde sırtüstü uzanırken uzaklardan gelen bir ses duydu. “Tıp... tıp... tıp...” Bu gizemli bir şarkının başlangıcı gibiydi. Çık Çık, yumuşak yosunlarla kaplı yuvasına döndü. Gözlerini kapatırken hala kulağında o güzel uyumlu şarkı vardı. “Yarın yine yeni bir şarkı yapalım,” diye mırıldanarak derin ve mutlu bir uykuya daldı.

**Yaş Grubu:** 4-6 | **Eğitim Seviyesi:** anasınıfı | **TR Level:** A2.1 | **EN Level:** A1.2 | **Canonical:** https://hikayekitap.com/kitap/minik-su-samuru-cik-cik-ve-sarkili-gol

---

## Sayfa 1
Bir zamanlar, ormanın kalbinde pırıl pırıl parlayan, turkuaz renkli bir göl vardı. Bu gölde minik su samuru Çık Çık yaşardı. Bir sabah Çık Çık, suyun üzerinde sırtüstü uzanırken uzaklardan gelen bir ses duydu. “Tıp... tıp... tıp...” Bu gizemli bir şarkının başlangıcı gibiydi.

## Sayfa 2
Çık Çık bu sese bayıldı! “Ben de bu şarkıya katılmalıyım,” diye düşündü. Hemen ellerini suyun yüzeyine vurmaya başladı. “Şap, şup, şap!” Çık Çık’ın çıkardığı ritim, gölün yüzeyinde neşeli halkalar oluşturuyordu.

## Sayfa 3
O sırada ördek Duru, sazlıkların arasından süzülerek geldi. “Vak vak! Ne güzel bir ritim bu Çık Çık,” dedi. Duru da kanatlarını suya vurarak tempoya katıldı. Şimdi gölde hem “şap şup” hem de “vak vak” sesleri yankılanıyordu.

## Sayfa 4
Çok geçmeden nilüfer yaprağının üzerinden bir ses yükseldi: “Vırak! Ben de geldim!” Bu kurbağa Vızır’dı. Vızır, en yüksek sesiyle şarkıya dahil oldu. Artık üç arkadaş gölde kendi müziklerini yapıyorlardı.

## Sayfa 5
Ama bir sorun vardı! Çık Çık hızlıca vuruyor, Duru sürekli vaklıyor, Vızır ise durmadan vıraklıyordu. Sesler o kadar birbirine karıştı ki, artık ortada bir şarkı değil, sadece büyük bir gürültü vardı. Herkes kendi sesini duyurmaya çalışıyordu.

## Sayfa 6
Çık Çık aniden durdu ve patisini ağzına götürdü. “Şşşşt! Arkadaşlar, kimseyi duyamıyorum,” dedi. Herkes sustu. Göl bir anda sessizliğe büründü. Çık Çık, “Eğer birbirimizi dinlemezsek güzel bir şarkı yapamayız,” diye fısıldadı.

## Sayfa 7
Önce Duru başladı: “Vak, vak!” Sonra bekledi. Ardından Vızır devam etti: “Vırak, vırak!” Sırayla ses çıkarmak çok daha eğlenceliydi. Birbirlerini dinledikçe aradaki boşlukları nasıl dolduracaklarını anlamaya başladılar.

## Sayfa 8
Çık Çık da içi boş bir kütüğün üzerine vurarak onlara eşlik etti: “Güm, güm, tak!” Şimdi gölün şarkısı harika geliyordu. Her ses yerli yerindeydi ve birbirine uyum sağlıyordu. Artık gürültü gitmiş, yerine gerçek bir orkestra gelmişti.

## Sayfa 9
Ağaçlardaki kuşlar da bu güzel uyumu duyup şarkıya katıldılar. Minik kuş Cik, en ince sesiyle orkestranın solisti oldu. Tüm orman; suyun şıpırtısı, kuşların cıvıltısı ve arkadaşların neşesiyle bir müzik şölenine dönüştü.

## Sayfa 10
Çık Çık, arkadaşlarına baktı ve gülümsedi. Birlikte hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu anlamıştı. “Sadece kendi sesimizi değil, başkalarının sesini de duyduğumuzda ne kadar güzel şeyler ortaya çıkıyor,” diye düşündü.

## Sayfa 11
Güneş yavaşça dağların arkasına saklanırken ormanın şarkısı da hafifledi. Son notalar rüzgarla birlikte ağaçların arasına dağıldı. Çık Çık, Duru ve Vızır günün yorgunluğuyla birbirlerine veda ettiler.

## Sayfa 12
Çık Çık, yumuşak yosunlarla kaplı yuvasına döndü. Gözlerini kapatırken hala kulağında o güzel uyumlu şarkı vardı. “Yarın yine yeni bir şarkı yapalım,” diye mırıldanarak derin ve mutlu bir uykuya daldı.
